İş kazası sonucu ağır yaralanan işçinin maddi ve manevi tazminat talepli davasında, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bir iş kazası sonucu elleri makineye sıkışarak %50den fazla iş göremez hale gelen işçinin, işverene karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi işçinin taleplerini kısmen kabulle yüksek miktarda tazminata hükmetmiş, davalı işverenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu reddedilince, davalı vekili zamanaşımı, kusur oranı hatası, maluliyet raporu eksikliği, tazminatın fahişliği ve faiz başlangıcı gibi gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7709 E.  ,  2025/14759 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2284 E., 2025/107 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 49. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/395 E., 2024/483 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.09.2009 tarihinde davalı şirkette sevkiyat elemanı olarak işe başladığını, davacının, 06.04.2014'te, inline makinasına sol elini ve bilahare de onu kurtarayım derken sağ elini de bu makinaya kaptırdığını, yaralanma dolayısıyla %50 iş göremezlik sahibi olduğunu ve şu an bu oranın %70'i geçtiğini, davalı iş yerinde, kaza tarihinde, herhangi bir uyarı levhası ve iş güvenliği açısından herhangi bir tabela, diğer koruyucu ekipman olmadığını, belirtilen nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak tutarı olarak 1000,00 TL maddi tazminat, 1000 TL iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesinden dolayı uğradığı zarar sebebiyle tazminat,1000 TL ailesinin uğradığı destekten yoksun kalma sebebiyle tazminat ve uğranılan elem ve ızdırabı azda olsa giderebilmek için 200.000,00 TL manevi tazminat talebimiz ki toplam 203.000,00 TL' nin kaza tarihi olan 06.04.2014 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 30 ve üzeri işçi çalıştırması sebebiye ilgili mevzuat kapsamında çalışanlarına iş güvenliği eğitimi verdiğini, davalı şirketin yaptığı işe göre çalışandan diploma istenmesi, gerekli eğitimi alıp almadığının sorgulanması, gerekli görülür ise bir deneme sürecinden geçirilmesi, personeli işe alırken veya sonradan kendisine iş verilirken, onun yapacağı iş için gerekli kişiliğe, bilgiye, ehliyete, tecrübeye sahip olduğunu hususlarında gerekli tüm araştırmaları yaptığını, ayrıca belirli aralıklarla çalışanlar kontrol edilerek , bir eksiklik ya da hata tespit etmesi durumunda işçilere gereken uyarının yapılmasını sağlandığını, işin gerektiği şekilde yapılıp yapılmadığı kontrol ettirildiğini, çalışanlar yapılacaklar iş hakkında gerekli bilgiler detaylı olarak verildiğini, yapılan iş için gerekli malzeme ve ekipman sağlandığını, davaya konu iş kazasının meydana gelmesine işçinin kusurunun sebebiyet verdiğini, davacının taleplerinin kabul etmemekle beraber yargılama konusu olay ile ilgili olarak davanın öncelikli olarak usulden, bunun mümkün olmaması durumunda ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
2.268.649,08 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 06.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
195.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ".. 49. İş Mahkemesinin 04.10.20 24... /395 Esas, 2024/483 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 bendi uyarınca esastan reddine,." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, hangi tazminat talebi bakımından kısmen kabul kararı verildiğini, hangi taleplerin reddedildiğinin açık olmadığını, maluliyet oranına itiraz etmelerine adli tıp kurumundan maluliyete ilişkin rapor alınmadığını, müvekkili yönünden tespit edilen kusur oranının hatalı olduğunu, kusurun davacıda olduğunu, maddi tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, yapmış oldukları ödemeler ve masrafların mahsup edilmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1-Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.