İş kazası nedeniyle parmak kaybı yaşayan işçiye hükmedilen maddi ve manevi tazminatta, davalının işçinin alkol etkisi ve kusur oranına ilişkin itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Davalı işyerinde pres işçisi olarak çalışan davacının 01.05.2014 tarihinde elini makinaya kaptırarak sol el parmağını kaybetmesiyle sonuçlanan iş kazası nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi tazminata hükmetmiş ve davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir; davalı vekili ise temyiz dilekçesinde, davacının alkollü olması ve görev yerinde olmaması gibi durumların göz ardı edilmesi, kusur oranının ve tazminat miktarının hatalı hesaplanması ve eksik inceleme yapıldığı iddialarıyla kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/181 E., 2025/323 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 44. İş MahkemesiSAYISI : 2023/238 E., 2024/478 K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işyerinde pres işçisi olarak çalışan davacının gerekli önlemlerin alınmaması sebebiyle 01.05.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında elini makinaya kaptırdığını ve sol elinin dördüncü parmağının koptuğunu ileri sürerek iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 29.08.2013 tarihinde işe başladığını, 17.02.2014 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, daha sonra tekrar çalışmak istediğinden 01.03.2014-15.03.2016 tarihleri arasında çalıştığını, kazanın meydana geldiği gün hastaneye kaldırılan davacının kan testlerinde alkollü olduğunun tespit edildiğini, davacının görevi başındayken alkol aldığını, bu sebeple algısının ve hareketlerinin kısıtlandığını, davacının kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, "görev yerinde olmadığını, bir anlık dalgınlık ile makineye elini kaptırdığını, kimsenin kusurunun olmadığını" beyan ettiğini, davacının kendi ikrarı olduğu üzere, meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, şahsi sicil dosyasında görüleceği üzere, tüm eğitim ve teçhizatların kendine tam olarak verildiğini, davacının kendi dikkatsizliği sonucu kazanın meydana geldiğini, davalı şirketin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "davanın kabulüne, 1- 637.760,71 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince esastan reddine,.." karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, kaza sırasında alkol etkisinde olmasına rağmen, buna ilişkin belgeler dosyaya kazandırılmadan kusur oranının belirlendiğini, mahkemece, eksik inceleme yapıldığını, yine davacının görev yerini herhangi bir talimat olmaksızın terk ederek, görevli olmadığı makine ve alanda iş kazasının meydana geldiği hususunun da raporlarda ve mahkemece değerlendirilmediğini, işçinin tazminata esas ücreti hatalı hesaplandığını, ücret hesabı yapılırken banka kayıtları ile birlikte bordroların dikkate alınmadığını, eksik inceleme sonucu fahiş şekilde tazminata hükmedildiğini, ücrete itiraz ettikleri halde ek rapor alınmadığını, maddi tazminat hesaplanırken pasif dönem hesabı yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, maluliyet oranı ile atfedilen kusuru kabul etmediklerini, itirazlarına rağmen bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, kusur ve maluliyet yönünden dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.2-Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan nedenlerle;1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2. Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.