11. Ceza Dairesinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını onarken, özel belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, ilk derece ağır ceza mahkemesinin nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verdiği beraat kararını, toplanan deliller ve mahkemenin takdiri doğrultusunda sanığın suça dair kastının bulunmadığı gerekçesiyle yerinde bularak oy birliğiyle onamıştır; ancak özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü ise, kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının sanığın son sorgu tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar dolması nedeniyle bozarak, yeniden yargılamaya gerek kalmadan kamu davasının düşürülmesine oy birliğiyle hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/34312 E.  ,  2025/14047 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/174 E., 2016/185 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A) Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B) Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik " suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 20/01/2016 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.