Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kamu kurum ve kuruluşları zararına nitelikli dolandırıcılıkta beraati onarken, özel belgede sahtecilik davasını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.
Özet: Temyiz incelemesinde, yerel mahkemenin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık suçundan verdiği beraat kararı, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle onanmış; ancak özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmü, sanığın sorgu tarihinden temyiz incelemesine kadar dava zamanaşımının gerçekleşmiş olması nedeniyle bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/32776 E.  ,  2025/14020 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/125 E., 2016/225 K.
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 08.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.