11. Ceza Dairesi, müştekinin işletme bonolarını taklit edip ticari işlemde kullanarak icra takibine yol açan dolandırıcılık suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Müştekiye ait işletmeyi işleten sanığın, müştekinin izni olmaksızın imzasını taklit ederek düzenlediği iki adet bonoyu kendi ticari alışverişi karşılığı ciro etmesiyle dolandırıcılık suçunu işlediği tespit edilmiş ve ilk derece mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmişse de, yapılan temyiz incelemesinde suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 5237 sayılı TCKnin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından, hükmün bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/28608 E.  ,  2025/14016 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/331 E., 2015/400 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Müşteki ...'a ait "..." isimli işletmeyi işleten sanığın, müştekinin izni ve rızası olmaksızın işletme adına ve müştekinin imzasını taklit ederek düzenlediği iki adet bonoyu kendi ihtiyacı için yapmış olduğu ticari alışveriş karşılığı ciro edip vermek suretiyle müşteki hakkında icra takibi yapılmasına sebebiyet verdiği şeklinde gerçekleşen eylemin TCK 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle senedin üzerindeki ödeme tarihi 30.03.2012 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanıık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.