11. Ceza Dairesi, sanığın sigorta dolandırıcılığı suçundan mahkûmiyetini onarken, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda olağanüstü zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar vermiştir.
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü, yapılan yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, iddia ve savunma hususlarının gerekçeli kararda tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilmesiyle fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği ve suç vasfının doğru belirlendiği gerekçeleriyle Yargıtay tarafından onanmıştır; ancak aynı sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, suçun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle düşme süresi de göz önüne alınarak temyiz inceleme tarihi itibarıyla dolmuş olması sebebiyle bozulmuş ve yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/27533 E.  ,  2025/14014 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/416 E., 2015/347 K.
SUÇLAR : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Başvurusunun İncelenmesinde;
Yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Başvurusunun İncelenmesinde;
Sanığa yüklenen “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, HAGB nedeniyle düşme süresi de nazara alındığında suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,04.11.2025 tarihinde karar verildi.