Katılan vekilinin temyizi üzerine, güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmü, dava zamanaşımı nedeniyle 11. Ceza Dairesince bozularak kamu davası düşürüldü.
Özet: Güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen beraat kararının, şikayetçi vekilinin katılan olarak kabul edilmesinin ardından temyizi üzerine, mahkeme sanığın sorgu tarihinden temyiz incelemesine kadar geçen sürede suçun olağan dava zamanaşımının dolduğunu tespit etmiştir; temyiz itirazlarını yerinde gören mahkeme, yeniden yargılamaya gerek kalmadan, ilk derece mahkemesinin beraat hükmünü bozmak yerine, kamu davasının dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine doğrudan karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/23490 E.  ,  2025/14012 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/552 E., 2016/376 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikâyetçi vekilinin 13.11.2015 tarihli dilekçe ile dosyada UYAP kaydının ve tebligat işlemlerinin kendisine yapılmasını istediği, duruşma günlerinden haberdar edilmeyen şikâyetçi vekilinin ayrıca 16.06.2016 tarihli dilekçe ile mahkemece verilen hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; şikâyetçi vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen “güveni kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımını, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 23.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,04.11.2025 Tarihinde karar verildi.