Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kasko sigortalı aracın trafik kazası sonrası oluşan hasar ve araç mahrumiyet bedeli için sigorta şirketine açılan tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki metin, kaza yapan aracının hasar ve mahrumiyet bedeli için sigorta şirketine dava açan bir araç sahibinin taleplerini ve sigorta şirketinin savunmasını özetlemektedir; davacı, aracının kasko poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu ve hasar ödenmediğini iddia ederken, davalı sigorta şirketi sürücünün alkollü olduğunu ve bu durumun gizlendiğini, dolayısıyla poliçe gereği tazminat ödenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmekte olup, dosya ticari ve tüketici hukuku kapsamında yargı yetkisi değerlendirmelerini içermektedir.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/783 Esas - 2023/175
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2022/783 EsasKARAR NO : 2023/175HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ... VEKİLİ : ...DAVALI : ... VEKİLİ : ...DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 25/10/2022KARAR TARİHİ : 04/05/2023KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; MÜVEKKİLİNİN ... plaka sayılı aracı sürücü ... idaresindeyken 20/03/2022 tarihinde kazaya karıştığını, kazada müvekkil ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkiline ait aracın KAsko Sigortası davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olup, kasko poliçesi ile müvekkile ait aracın davalı şirketçe sigortalandığını, meydana gelen trafik kazasından ardından davalı şirkete 23/03/2022 tarihinde hasar ihbarında bulunulmuş, kaza ve hasar miktarı şirketçe incelemeye alındığını, müvekkiline eksper ön raporu dayanak gösterilerek aracın tam hasarlı kabul edileceği ve araç rayiç bedeli ödeneceği söylenere ikame aracın tahsil edilmediğini, aracın hasar miktarının belirlenebilmesi adına 21/07/2022 tarihinde delil tespiti başvurusunda bulunulmuş ve Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/... değişik iş numaralı dosyası ile bilirkişi raporu alındığını, aracın onarım yapılmaması üzerine müvekkilinin aracını kendisinin yaptırdığını ve şu an aracın müvekkilinin kullanımında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL araç hasar tazminatı, 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için müvekkil şirketçe 12/11/2021 başlangıç, 12/11/2022 bitiş tarihli ve ... nolu poliçe numarası ile Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davacının araç mahrumiyet talebinin poliçe kapsamında olmadığını, müvekkil şirket müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmakla herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, davacının faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne de itiraz ettiklerini belirterek dava konusu olan müvekkil şirkete sigortalı aracın, sürücüsünün alkollü bir şekilde aracı kullanması ve bu nedenle kazaya sebebiyet verdiğinden, sigortalı tarafından mevcut durum gizlenerek gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğundan TMK'nın 2.maddesi hükmü ihlal edildiğinden ve poliçe şartlarına göre aracın bu şekilde kullanımının tespit edilmesi halinde hasar urumunda tazminat ödemesi yapılamayacağından, maddi ve hukuki gerekçeleri mesnetsiz bulunan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerinin tanımını yapan 6102 Sayılı TTK'nun 4.maddesinde; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'nda düzenlenen hususlardan ve maddede açıkça atıf yapılan diğer kanun hükümlerinden kaynaklanan dava ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirilmiştir. Aynı kanunun 5/1 maddesinde ise; ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.'' hükmüne yer verilmiştir. Görevle ilgili değerlendirmenin 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddesindeki düzenlemeler gözetilerek yapılması gerekir. 6102 Sayılı Kanun'un 19.maddesi ''ticari iş karinesi'' başlığını taşımakta olup, bu maddenin 2.fıkrasında yer alan ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' hükmünün, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Aksi yöndeki bir kabul, ticaret mahkemelerinin özel mahkeme statüsünün sonlanması sonucunu doğurur. 6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Yeni Tüketici Kanunun 3.maddesinde “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,” şeklinde sigortayı da telaffuz ederek değişikliğe gitmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın kasko sigorta poliçesinden kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK.nun 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olan davalı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesine göre ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek kişi davacı tüketici arasında Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan (tüketici işleminden kaynaklanan) alacak davası niteliğinde olup, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 138/1 maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı.. 04/05/2023Katip ... Hakim ...