Kadastro tespitinde hazine adına 2/b olarak tescillenen taşınmazda, miras yoluyla geçen ve davacı tarafından sürdürülen fiili kullanımın kullanıcı şerhine tescili uyuşmazlığı.
Özet: Kullanım kadastrosu sırasında 2/b kapsamında hazine adına tespit edilip beyanlar hanesinde davalı adına kullanıcı şerhi verilen bir taşınmazın zilyetliği ihtilafında, davacının 1975ten beri kesintisiz ve kendi adına kullandığı iddiasıyla mevcut şerhin iptali ve kendi adına tescilini talep etmesi, davalının ise miras taksimine dayalı savunma yapması üzerine, ilk derece mahkemesi taşınmazın murislerden miras kaldığını ve davacının 1968den beri fiilen kendi adına kullandığını tespit ederek davanın kabulüne karar vermiş, bu karar istinaf incelemesinde hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1548 E., 2025/171 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat Kadastro MahkemesiSAYISI : 2024/7 E., 2024/12 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 97... parsel sayılı ve 6.768,88 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1975 tarihinden beri ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 1975 yılından bugüne kadar fasılasız, arasız ve nizasız şekilde tamamen kendisinin kullandığını, taşınmazın halen kendi kullanımında olduğunu, beyanlar hanesinde adı geçen davalı ...'ın hiç bir kullanımının olmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki davalı adına olan kullanıcı şerhinin iptali ile adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tespiti yapılarak orman sınırı dışına çıkartıldığını, yapılan işlemin usule, kanuna ve kullanıma uygun olduğunu belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın olduğu yerde 3 parça taşınmaz olduğunu, kroki ile gösterilen (C) harfi ile gösterilen yerin dava konusu taşınmaz, (A) harfi ile gösterilen yerin davacı tarafından para ile satın alınan taşınmaz, (B) harfi ile gösterilen taşınmazın dava konusu taşınmaz gibi davalı ve davacıya miras bırakılan taşınmazlar olduğunu, kadastro tespiti sırasında taşınmazların zilyetleri yazılırken miras kalan (B) ve (C) parsellerine davacı ve davalı 1/2 hisse ile (A) parselini ise davacı adına tek tapu olarak yazılacakken (B) ve (C) parsellerinin hemen hemen aynı metrekare olduğundan 1/2 hisseli yazmak yerine dava konusu (C) parselini davalı adına, (A) ve (B) parselini ise davacı adına yazmayı teklif ettiklerini, kendisinin bu teklifi kabul ettiğini, tespitin bu şekilde yapıldığını, davacının tek tapu olarak yazılan taşınmaza itiraz etmeyip dava konusu taşınmaza yönelik itirazının kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü durumunda miras kalan her iki taşınmazdan da çıkartılmış olacağını, miras hakkının engellenmiş olacağını, miras kalan taşınmazların tamamının davacı adına zilyet olarak şerh edilmiş olacağını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ''keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişisi ve taraf tanık beyanlarına göre dava konusu 3 97... parsel numaralı taşınmazın tarafların murisinden irsen miras yoluyla kaldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişi ve davacı tanığı beyanlarına göre dava konusu 3 97... parsel sayılı taşınmazın muris ...'ın 1968 yılında ölümünden beri ...'ın kullanımında olduğu, davalı ... ve dava dışı kardeşleri ...'ın davacı ...'ın dava konusu taşınmazı kullanımına karşı çıkılmadığı, aralarında uyuşmazlık yaşanmadığı, dava konusu 3 97... parsel sayılı tarla vasfındaki 2/B parselinin dava ve tespit tarihinde davacı ... kullanımında olduğu, dava konusu taşınmazın davacı ... ve davalılardan ...'ın murisi ...'dan miras kaldığı, tarafların murisi ...'ın 1968 yılında vefat ettiği, geriye mirasçıları olarak davacı ... ve davalılardan ... ile dava dışı ... isimli çocuklarının kaldığı, Samsun BAM 2. HD'nin 8.01.2024 tarih ve 2024/46-87 E./K. sayılı kaldırma kararı ve kaldırma kararına esas Yargıtay 8. HD'nin 2022/131 Esas ve 2022/3808 Karar sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ... tarafından muris ...'ın 1968 yılında vefatından beri dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen fiili kullanımın kendi adına olduğu, dava dilekçesindeki talep doğrultusunda fiili kullanım tarihinin 1975 yılından beri devam ettiği, davacı ...'ın dava konusu taşınmazdaki fiili kullanımın tereke adına sürdürüldüğüne dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sırası belirtilen kararıyla; ''dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kurulan hükümde davalı Hazine'ye ait tapu kaydına aykırı bir yön ve davalı aleyhine bir yön bulunmadığı, kurulan hükümde kamu düzenine aykırı herhangi bir durum bulunmadığı'' belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taraf sıfatı açısından müvekkili kurumun davanın açılmasında herhangi bir zarara sebebiyet verecek işlemi olmadığını, açılan davada husumeti bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tespiti yapılarak orman sınırı dışına çıkarıldığını, yapılan işlemin usul ve yasaya ve kullanıma uygun olduğunu, yapılan tespit hukuka uygun olmakla birlikte kadastro tutanaklarında da edinme sebebi olarak; 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince ve Orman Tahdit Komisyon Başkanlığı tarafından sınırlandırılması yapılan parselin orman sınırları dışarısına çıkartıldığı, bu hususun tutanağın beyanlar hanesinde belirtildiği ve 2/B blok parselin tapu kütüğüne Hazine adına tarla vasfı ile tescil edildiğini, sınırlandırılması yapılan parselin 2/B kadastro ekiplerince teknik ve hukuki belgeler esas alınarak ölçü ve sınırlandırma ve kullanıcı tespiti yapılıp, kullanıma uygun şekilde tarla vasfı ile Hazine adına tespitinin yapıldığını, davacının nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyetliğinin söz konusu olmadığını, kullanımlarının kesintiye uğradığını, tek başına bir kullanımın olmadığını, fiili kullanımın ispat edilemediğini, beyanların soyut iddiayı ispatlar nitelik ve içerikte olmadığını, müvekkili kurumca yapılan ve hatalı olduğu iddia edilen tespitin doğru olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesinde orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceğinin ifade edildiğini, Kadastro Müdürlüğü tarafından dava konusu taşınmaza yönelik yapılan tespitin doğru olduğunu, davanın reddi gerekirken kabulü cihetine gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1.maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371.maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.