Hazinenin, 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesine göre şahıs adına tespit edilen taşınmazın zilyetlikle kazanılmasına orman, imar planı ve koruma alanı gerekçeleriyle itirazı üzerine yapılan kadastro tespitine itiraz davası.
Özet: Hazine tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasında, ... ili ... ilçesi ... köyündeki 146... parsel sayılı taşınmazın davalı adına 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi gereğince yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla tarla vasfıyla tespit edilmesine karşı, davacı Hazine; taşınmazın orman kadastrosu, baraj mutlak koruma alanı, 1980 tarihli imar planı ve eski Rum köyü vasfı nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağını iddia etmiş, ancak ilk derece mahkemesince davalının imar planı öncesi eklemeli zilyetlikle taşınmazı edindiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi ve istinaf talebinin de esastan reddedilmesi üzerine, Hazine kararı temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/5982 E.  ,  2025/6907 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2244 E., 2024/2149 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/94 E., 2022/98 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmaz, Tapulama Kanunlarına göre yapılan kadastro/tapulama çalışmaları sırasında, kadastroya tabi tutulmayarak tespit harici bırakılan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olup, iş bu taşınmaz 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız olarak malik sıfatıyla 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince, 7.236,17 m² miktarında tarla vasfi ile ... oğlu ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastro çalışmalarının 03.03.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, şahısların zilyetliğinin kadastronun aplikasyonunun kesinleştiği tarihten sonra başlaması gerektiğini, ayrıca taşınmazın ... Barajı Mutlak Koruma Alanında veya kısma mesafeli koruma alanında kaldığı ve zilyetliğe değer verilemeyeceğini, bu taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün bulunmadığını, yine dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tarihinde onaylanan 1/50000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Nazım İmar Planı sınırları içerisinde kaldığını ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17. maddesi gereğince imar planı kapsamında kalan taşınmazlarda imar ve ihya ile taşınmaz kazanımına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, yine taşınmazın 1328 tarihli ... (Belediye Hudutları) dışında kalmakta olup, bu yerlerin mübadele mıntıkasına dahil edildiğini, taşınmazın bulunduğu köyün Rumlardan kalan metruk yerlerden olduğunu, bu nedenle zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " davalı tarafın eklemeli zilyetlikle 1980 yılından önce 20 yılı aşkın bir süredir tarımsal amaçlı kullanılan taşınmazı edindiği ve zilyetliğinin devam ettirdiği, böylelikle taşınmaz üzerinde, imar planına alınmadan önce zilyetlikle iktisap şartlarının sağlandığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın arazi kadastrosunun 1984 yılında yapıldığını ve tespit dışı bırakıldığını, zilyetliğin bu tarihten itibaren başlaması gerektiğini, taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50000 ölçekli imar planında kaldığını, orman aplikasyon ve nazım imar planı tarihleri dikkate alındığında, taşınmazın zilyetlik ve imar ihya ile kazanılacak yerlerden olmadığını, taşınmazın ... Baraj Gölü Havzası Mutlak Koruma Alanı içerisinde kaldığını, bu nedenle zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, ayrıca taşınmazın eski bir Rum köyü olduğunu ve 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hazinenin mülkiyetine geçen taşınmazlardan olması nedeniyle zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.