Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, gelir metodu ve kapitalizasyon faiz oranıyla yapılan taşınmaz değerlemesinin uygun bulunarak davacı idarenin temyiz itirazlarının reddedilmesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili talepli davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek belirlenen bedelin davalıya ödenmesi ve taşınmazın tescili yönünde hüküm kurulmuş; davacı idarenin, kapitalizasyon faiz oranının düşük olduğu, kamu zararına yol açtığı ve kendilerine vekalet ücreti ödenmediği gerekçeleriyle yaptığı istinaf ve temyiz başvuruları, Bölge Adliye Mahkemesi ve sonrasında Yargıtay tarafından reddedilerek, araziye gelir metoduyla, ağaçlara ise yaş ve verim durumu dikkate alınarak değer biçilmesinin ve diğer hususların hukuka uygun olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının yerindeliği onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/11230 E.  ,  2025/13485 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/934 Esas, 2025/930 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/60 Esas, 2022/446 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, ..., köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arazi şartlarının, taşınmaz özelliklerinin değişkenlik gösterdiği yörede hiçbir geçerli sebep olmadan kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasının, taşınmazların değerinin haksız yere yükseltilmesine sebep olduğunu, düşük verim yüksek gelir hesabının sebepsiz zenginleşmeye dolayısı ile kamu zararına neden olduğunu, kıymet taktir komisyonunca belirlenen bedelin her yönü itibarıyla kanuna uygun olup, bu bedelin kullanılması gerektiğini, Mahkemenin idareleri lehine vekâlet ücretine hükmetmemesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı oranının yerinde olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki ağaçlara 2021 yılı maktu ağaç cetvelinde gösterilen değerler doğrultusunda bedel takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesininde uygun olduğu gerekçeleriyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.