Ortak miras bırakanın taşınmazlarındaki fındık ağaçları ve muhdesatların aidiyetinin hatalı kullanım kadastrosu tespiti nedeniyle düzeltilmesi ve mirasçılara ait olduğunun tespiti davası.
Özet: Hazine adına tescilli orman dışına çıkarılan taşınmazlar üzerindeki fındık ağaçları, ev ve ahır gibi muhdesatların aidiyeti ile kullanımına ilişkin kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesi, söz konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanına ait tereke malı olduğu ve mirasçılar arasında usulüne uygun bir paylaşım yapılmadığı gerekçesiyle, mevcut hatalı beyan şerhlerini iptal ederek, taşınmazların miras bırakanın tüm mirasçıları tarafından miras payları oranında fiilen kullanıldığı ve üzerindeki muhdesatların kullanıcılara ait olduğunun tesciline karar vermiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2279 E.  ,  2025/6896 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1612 E., 2025/189 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/378 E., 2024/385 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 01... , 11 30... parsel sayılı taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı 1127 parsel sayılı taşınmazdaki muhdesatların ... ve ...'a ait olduğu, 1130 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki fındıkların davacı ...'a ait olduğu ve bu kısmın kullanımında olduğu, 1132 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki fındıkların davalı ...'a ait olduğu ve kullanıcısının bu kişi olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... , 11 30... parsellerin öncesinde davacının babası ... 'ın zilyetliğinde olduğunu, onun vefatı ile mirasçılarına geçtiğini, taşınmazların Hazine adına kayıtlı olduğunu, 11.12.2018 tarihinde yapılan tesis kadastrosunda taşınmazların kullanım durumu ve muhdesatların aidiyetinin tespitinin hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmazlarda bulunan fındık ağaçlarının tamamının davacının dikmiş olduğunu, taşınmaz üzerinde davacının evinin bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazlara yönelik yapılan tespitin iptali ile taşınmazlar üzerinde bulunan fındık ağaçlarının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının taşınmazlar üzerinde haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, taşınmazın ve fındık ağaçlarının kendisine ait olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının taşınmazlar üzerinde haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, taşınmazın ve fındık ağaçlarının kendisine ait olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu kullanım kadastrosuna tabi taşınmazların evveliyatında tarafların ortak murisi babaları ...'ın fiili kullanımında iken ölümüyle birlikte mirasçılarına intikal ettiği, fındık ağaçların muris tarafından dikildiği ve yapılarında muris tarafından yaptırıldığı, murisin sağken taşınmazlarını tüm mirasçılarının katılımıyla gerçekleşen bir paylaştırma yapmadığı, murisin vefatından sonra da mirasçılar arasında tüm mirasçıların katılımıyla gerçekleşen usulüne uygun fiili bir taksimat yapılmadığı, dava konusu taşınmazların muris ...'ın terekesine ait olduğu, dolayısıyla davalıların ve davacının taşınmazlar üzerinde asli zilyet sıfatında olmadıkları" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki; "3) Krokisinde (B) harfi ile gösterilen kargir ev ... Oğlu ... 'a aittir. 2)2003 yılından beri ... oğlu ... (TC: ...)’ın kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları adı geçene aittir. 3) Krokisinde (A) harfi ile gösterilen kargir ev ile ahır ... oğlu ... (TC: ...)ın, aittir." şerhinin iptali ile beyanlar hanesine; "işbu taşınmaz ... 'ın (TC: ...) ... . Noterliğinin 14.12.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı veraset ilamındaki mirasçıları tarafından belirtilen hisseler oranında fiili kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları ve krokide (A), (B) harfi ile gösterilen ev ile ahır kullanıcılarına aittir. "şerhlerinin düşülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki; "2)1989 yılından beri ... oğlu ... (TC: ... )’ın kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları adı geçene aittir. "şerhinin iptali ile beyanlar hanesine; "işbu taşınmaz ... 'ın (TC: ...) ... . Noterliğinin 14.12.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı veraset ilamındaki mirasçıları tarafından belirtilen hisseler oranında fiili kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları kullanıcılarına aittir. "şerhlerinin düşülmesine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki;"2-)2003 yılından beri ... oğlu ...(TC:...)’ın kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları adı geçene aittir." şerhinin iptali ile beyanlar hanesine; "işbu taşınmaz ... 'ın (TC: ...) ... . Noterliğinin 14.12.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı veraset ilamındaki mirasçıları tarafından belirtilen hisseler oranında fiili kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları kullanıcılarına aittir." şerhlerinin düşülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalılar Hazine vekili ve ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Şöyle ki; öncelikle belirtmek gerekir ki davalılardan ...'a adına beyanlar hanesine şerh verilen 1 01... parsele açılmış bir dava bulunduğuna ilişkin davacının bir beyanının bulunmadığı, bu taşınmazda keşif dahi yapılmadığı, dava dilekçesi ve istinaf dilekçelerinde bu taşınmazdan hiç bahsedilmediği, dolayısıyla davalı ... açısından eldeki davada pasif dava ehliyeti dahi bulunmadığı anlaşıldığından ...'a yönelik dava açısından davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Yine 1 01... parselin beyanlar hanesinde üzerindeki fındıkların davacıya ait olduğu ve taşınmazın onun kullanımında olduğu şerh edildiğine göre bu parsele yönelik dava açılmasında davacının bir hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Diğer davalılar yönünden ise Mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan mahalli bilirkişiler ve özellikle taraflarla eşit mesafedeki tanık ... 'ın dosya içeriği ile uyumlu beyanlarından; 1 01... ve 1132 parsel sayılı taşınmazların kök muris ...'dan kaldığı, kök murisin sağlığında taşınmazları paylaştırarak bu taşınmazları davalı ...'a ölümünden sonra kullanılmak üzere bıraktığı, ...'ın da kök murisin ölümünden sonra taşınmazları fiilen kullanmaya başladığının, bu şekilde taşınmazın kök murisin terekesinden çıktığının anlaşıldığı, davacının taşınmaz üzerindeki kullanımını ispat edemediği şu haliyle tüm dosya kapsamı nazara alındığında 1 01... ve 1132 parseller yönünden davanın esastan reddi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü isabetsiz olup, belirtilen bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalılar Hazine vekili ve ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesi ile davacının ...'a yönelik dava açısından davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine, davacının 1 01... parsele yönelik davasının hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, diğer davalı ... parsellere yönelik davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu arsadaki taşınmazlar ve muhdesatların davacıya ait olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından mirasçıların hisseleri oranında şerh düşülmesine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ev ve fındık ağaçlarının davacıya ait olduğunu, delil, tanık ve bilirkişi raporu ile iddialarının ispat edildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.