Kadastro tespitine itiraz davasında, mirasçıların zilyetlik ve eski tapu kaydı iddiasıyla açtığı davanın reddedilerek taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilen ilk derece mahkemesi hükmünün temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, başlangıçta zilyetlikle mirasçılar adına belirlenen taşınmazların, eksik araştırma gerekçesiyle verilen bozma kararının ardından yapılan yeniden yargılamada orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği tespit edilerek, davacı ile müdahillerin talepleri reddedilmiş ve taşınmazların Hazine adına orman vasfıyla tesciline hükmedilmiştir; bu karar, üst mahkemece usul ve yasaya uygun bulunarak temyiz itirazlarının reddiyle onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/43 E.  ,  2025/6853 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2022/9 E., 2024/14 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ... ile müdahil ... ve dava arkadaşlarının davalarının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil ... vekili tarafından ve duruşma istemli olarak davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde davacı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... 'ın katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 20.11.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro çalışması sırasında, 1 06... , 11, 12... parsel sayılı sırasıyla 28.050,75 m², 12.233,85 m², 17.084,33 m² ve 6.933,62 m² yüzölçümündeki tarla niteliğindeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Tespite karşı ... tarafından Komisyona yapılan itiraz kabul edilerek, 1 06... , 11, 12... parsel sayılı taşınmazların 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/35 Esasında davalı olduğu belirtilerek malikinin ilgili mahkemece hükmen belirlenmek üzere kadastro tutanağı yerine kaim olmak üzere karar verilmiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyünde bulunan ve tespit harici bırakılan dava konusu konu taşınmazlar hakkında, eski tapu kaydı, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili isteminde bulunmuştur.
Müdahil ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazın kendi murislerine ait olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Yargılama sırasında taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince dava konusu parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; dayanılan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığı, uyuşmazlığın 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre çözümlenmesi gerektiği ve ... mirasçıları lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davacı ...'ün davasının kabulüne, müdahillerin davasının reddi ile ... ili ... ilçesi ... köyü 1 06... , 11, 12... parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili ve müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.06.2022 tarihli kararı ile eksik araştırma sebebiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yargılama sonucunda; dayanılan tapu kayıtlarının uygulama kabiliyetinin olmadığı, dava konusu taşınmazların orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davacı ... ile müdahil davacılar ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, dava konusu 1 06... , 11, 12... parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.