Yargıtay, orman sınırları dışına çıkarılan 2/b parselinde davacının zilyetliğine dayalı kullanım kadastrosu itirazı ve kullanıcı şerhi talebinin kabulünü onayladı.
Özet: Bu kullanım kadastrosu davasında, Hazine adına tescilli 2/b vasfındaki bir taşınmazın, beyanlar hanesindeki mevcut kullanıcı şerhi doğrultusunda davacının zilyetliğinde olduğu iddia edilen bir kısmının tespiti ve adına yeni bir şerh verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının taşınmazın 922,21 m²lik bölümünde zilyet olduğunu tespit ederek, eski beyan şerhini iptal edip bu kısım için davacı adına zilyetlik şerhi düşülmesine ve kalan kısmın da yine davacı adına zilyetlik kapsamında kalmasına karar vermiştir. Davalı Hazinenin istinaf başvurusu reddedilmiş, Yargıtay temyiz incelemesinde alt mahkemelerin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1185 E., 2025/187 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/51 E., 2022/226 K.Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonunda, 7 95... parsel sayılı 1.634,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine,“6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, işbu parselin ... kullanımındadır” şerhleri yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.Davacı ... dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın mülkiyet ve zilyetlik tespiti yapılırken zilyetliğinde bulunan sınırları keşifte gösterilecek tahmini 800-1000 metrekarelik kısmının davalıya ait 7 95... parsel içinde gösterildiğini kendi kullanımında olan yerin kendi çektiği tel ile sabit iken, davalının da yeri tek tel ve taşla çevrili olduğunu belirtilerek, kullanımında bulunduğu yaklaşık 800-1000 metrekarelik ayrı bir parsel numarası ile adına tapuda kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...nizalı taşınmazın kullanım kadastrosuna tabii tutulduğu, ... köyünde 29.12.20 11... .01.2012 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkartılmış ve akabinde dava açılmayan parseller yönünden 31.01.2012 tarihinde kesinleştiği, daha sonra ... Mahallesinde kadastro tarafından yapılan 5831 sayılı Kanun ve 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek-4. madde kapsamında fiili kullanım durumlarına göre 2/B kadastro çalışmaları yapılarak 30.12.20 20... .01.2021 tarihleri arasında askı ilanına çıkartılmış ve dava açılmayan parsellerin 01.02.2021 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, dava konusu olan 7 95... sayılı parselin 2/B parseli olduğu, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu, tarla vasfında olduğu, taşınmazın beyanlar hanesinde "bu parsel 1978 yılından beri, ... T.C. kimlik no.lu ve 04.03.1952 doğumlu ... kızı ... kullanımındadır" şerhinin bulunduğu, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden ve tarla vasfında olması nedeniyle zilyetliğe elverişliği olduğu anlaşılmıştır. Mahalli bilirkişi ve tanık ile davalı ... beyanlarına göre dava konusu edilen 922,21 m²lik yerin davacının zilyetliğinde olduğu kanaatine ulaşılarak davanını kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olmakla, davalı Hazine yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamıştır..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 7 95... parsel sayılı Hazine adına tarla vasfıyla ve 1.634,18 metrekare yüzölçümü ile kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan "bu parsel 1978 yılından beri, ... T.C. kimlik no.lu ve 04.03.1952 doğumlu ... kızı ... kullanımındadır" şerhinin ve buna ilişkin kadastro tespit işleminin iptali ile harita bilirkişileri ... ile ... tarafından müştereken tanzim edilen 29.03.2022 havale tarihli raporunun ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı renk ile taralı olan 922,21 metrekarelik kısmının davacı ...'in zilyetliğinde olduğunun tespitiyle beyanlar hanesine taşınmazın (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı renk ile taralı olan 922,721 metrekarelik kısmının davacı ...'in zilyetliğinde olduğuna dair şerh verilerek tesciline, taşınmazın bakiye kısmındaki zilyetliğin davalı ... kızı ... adına aynen tespit gibi tesciline karar verilmiş; karara karşı davalı Hazine vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.