9. Hukuk Dairesi, alacak davasında bölge adliye mahkemesince verilen kesinlik sınırı altındaki esas ve tavzih kararlarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verdi.
Özet: Bir alacak davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf sonrası bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kısmen kabul kararı üzerine davalı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu incelenmiş; bölge adliye mahkemesince davalı aleyhine kabul edilen miktarın güncel yasal düzenlemelerle belirlenen temyiz kesinlik sınırının altında kalması ve asıl kararın kesin nitelikte olması nedeniyle, davalı vekilinin hem esas karara hem de vekalet ücreti düzeltme talebi üzerine verilen ek karara yönelik temyiz dilekçelerinin usulden reddine karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8802 E.  ,  2025/10069 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/5515 E., 2025/1132 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/50 E., 2022/872 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilince 14.08.2025 tarihli dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilmesi talebinde bulunulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince 23.09.2025 tarihli ek karar ile davacı vekilinin tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli kararı ile 23.09.2025 tarihli ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Ayrıca düzeltilmesi talep edilen asıl karar kesin ise düzeltme talebi üzerine verilen ek karar da asıl karar gibi kesindir; yani temyiz edilemez.
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl kararda davalı aleyhine kabul edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu karara ilişkin düzeltme talebi hakkında verilen ek karar da asıl karar gibi kesin olduğundan, davalı vekilinin ek karara ilişkin temyiz dilekçesinin de reddine karar vermek gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin asıl ve ek karara ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin karan veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.