Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü kazanılmış hak ilkesi uyarınca ceza miktarını düzelterek onadı.
Özet: Sanık müdafiinin suçun sübuta ermediği ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığı yönündeki temyiz itirazları reddedilirken, ilk derece mahkemesince bozma öncesi yargılamada sanığa verilen 5 yıl 15 aylık hapis cezasının, kazanılmış hak ilkesi uyarınca korunması gerekirken, hatalı olarak 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi nedeniyle, bu hukuka aykırılık 5271 sayılı CMKnın 303. maddesi gereğince düzeltilerek, hüküm fıkrasına sanığın cezasının 5 yıl 15 ay üzerinden infazına dair ibare eklenmek suretiyle temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/10888 E.  ,  2025/19754 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/254 E., 2025/503 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafîinin temyiz isteminin; suçun sübuta ermediğine, sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığına, cezanın ertelenmesi talebi hakkında değerlendirme yapılmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Bozma öncesi yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesince sanığın neticeten 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir istinaf istemi bulunmadığı, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak hükmedilen cezanın sonuç olarak 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına “5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak hükmedilen cezanın sonuç olarak 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazına” şeklinde ibare eklenmek suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.