Hırsızlık suçunda sanığın akıl sağlığına dair eksik inceleme nedeniyle istinaf kararının bozulması ve mala zarar verme temyizinin reddi kararı.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme ilişkin temyiz istemi, ceza miktarı ve türü nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmaması gerekçesiyle Yargıtay tarafından reddedilmiş olup; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise, sanığın akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği hususunda alınan adli tıp raporunun yalnızca tam akıl hastalığı halini (TCK 32/1) değerlendirip, kısmi akıl hastalığı halini (TCK 32/2) araştırmamış olması sebebiyle eksik inceleme yapıldığı tespit edilerek, bu yönden hükmün bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/18286 E.  ,  2025/19753 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1832 E., 2022/2092 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/1832 Esas, 2022/2092 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçların manevi unsurunun oluşmadığına, sanığın bilinci yerinde değilken fiili işlediğine, ATM'nin kendisini rahatsız eden ışıklarını kapatmak amacıyla eylemi gerçekleştirdiğine, ceza ehliyetinin bulunmadığına, savunmasının aksini gösteren delil bulunmadığına gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında 5231 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanık müdafiinin talebi üzerine sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususunda sevk edildiği Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Biriminin 09.10.2020 tarihli raporunda, sadece 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesi kapsamında değerlendirme yapıldığı, aynı Kanun'un 32/2. maddesi kapsamında bir değerlendirmede bulunulmadığı gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.