İpotek temlik sözleşmesiyle davacıya devredilen alacağın teminatı olan ipoteğin banka tarafından haksız terkin edilmesi sonucu uğranılan maddi zararın tazmini davası.
Özet: Davacı, taşınmaz üzerindeki ipotekli borcu ödeyerek davalı bankadan temlik aldığı ipoteklerin banka tarafından haksız yere terkin edilmesi sonucu teminatsız kalarak maddi zarara uğradığını iddia ederek ödediği bedelin reeskont faiziyle iadesini talep ederken; davalı banka ise davanın zamanaşımına uğradığını, alacağın tahsil kabiliyetini garanti etmediğini, davacının kendisini ibra ettiğini ve ipotek devrini tapuya işletme yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/862 Esas
KARAR NO : 2026/11
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ :21/11/2023
KARAR TARİHİ :13/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2006-2020 tarihleri arasında ... Mah. 4892 Ada, 29 Parselde yer alan bağımsız bölümün 1/2 hissesinin maliki olduğunu, müvekkilinin 1/2 hisse maliki olduğu arsanın, diğer yarı hissesine sahip 3. kişi malikinin davalı bankaya olan dava dışı borcu sebebiyle, arsa üzerinde ipotek hakkı sahibi davalı banka tarafından satışa çıkarılacağını öğrendiğinde arsanın satışa çıkarılmasına engel olabilmek adına borçlu olan diğer hissedarın tüm borcunu davalı bankaya kendi adına ipotek temliki sözleşmesine dayanarak ödediğini, işbu ipoteğe konu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcun 497.585,00- TL tutarındaki kısmının müvekkil tarafından ...A.ş. ... Şubesi'ne ödendiğini, buna karşılık mezkur ipotekler yazılı temlik sözleşmesi kapsamında müvekkile temlik edildiğini, davaya konu işbu sözleşmenin 2. maddesinde de açıkça yazılı olduğu üzere talep ettikleri zararın dayanağının tapu kaydında davalı banka tarafından terkin edilmiş olduğu görülen 1. Derece ...tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek ile birlikte 2. Derece 2. Sıra ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ipoteklerin müvekkili tarafından açıkça temlik aldığının sabit olduğunu, müvekkilinin taşınmazı satışa çıkarmak üzere hazırlandığı sırada tapudan ipotek dökümünü almak istediğinde, davalı bankadan bedelini ödemek suretiyle temlik almış olduğu ipoteklerin banka tarafından terkin edildiğinin Tapu Müdürlüğünden öğrendiğini, temlik sözleşmesi ile bedelini tahsil ederek müvekkile devrettiği davaya konu ipotekler üzerinde davalı bankanın işlem yapma yetkisinin olmadığını, terkin yahut ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla tahsil hakkı bulunmadığının açık olduğunu, bu nedenle ipotek haklarının haksız terkin edilmesi sonucu, müvekkilin sözleşmeye istinaden ödediği bedelin tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmış olduğunu, ipotek haklarının güvencesi ile sözleşme imzalayan müvekkilin son derece ağır bir maddi zarara uğradığının ortada olduğunu, müvekkilinin ipotek haklarının haksız terkin edildiğini öğrenmesi akabinde ihtarname ile davalı bankaya bu hususu bildirildiğini ve zararının tazminini talep ettiğini ancak bankadan olumlu bir yanıt alamadığını, 22/12/2022 tarihinde davalı ...Bankası A.Ş ... Şubesine bir kez daha yazılı başvuruda bulunulduğunu, 03/01/2023 tarihli cevabi yazısı ile banka adeta terkin hususunu yok saydığını, bankanın hiçbir sorumluluğu olmadığına ve müvekkilininin borcunu ödeyerek ipotek haklarını temlik aldığı 3. kişiye başvurması gerektiğini gayri hukuki ve izaha muhtaç beyanlarla bildirdiklerini, davalı bankanın olumsuz geri dönüşü ile işbu usulsüz ve haksız terkine ilişkin olarak davalı bankanın, sözleşmeyle davaya konusu ipotekleri müvekkile temlik ettiğini, dolayısıyla tasarruf hakkı olmadığı halde yolsuz terkinde bulunmasından kaynaklı olarak müvekkilinin uğradığı maddi zarar nedeniyle yazılı başvurularının sonuçsuz kaldığını beyanla davanın kabulü ile, davalının sözleşmeye aykırı davranmasının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğinden, müvekkilinin sözleşme kapsamında davalılara yaptığı 497.585,00 TL tutarındaki bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili banka arasında 459.000-TL temlik tutarlı, temlik borçlusunun ...ic. Ltd. Şti. Olduğu, 30.06.2016 tarihli temlik vaadi sözleşmesi imzalandığını, daha sonra davacı ile müvekkili banka arasında 459.000-TL temlik borcu tutarlı, temlik sözleşmesi imzalandığını, davacının taleplerinin zaman aşımına ağradığını, davacı tarafın zaman aşımına uğrayan taleplerinin reddi gerektiğini,müvekkili banka alacağın tahsil kabiliyetini garanti etmediğini, davacı tarafın sözleşme hükümleri doğrultusunda müvekkili bankayı ibra etmiş olduğunu, davacı taraf müvekkili bankaya karşı tüm iddia, itiraz, talep, defi ve sair haklarından peşinen feragat ettiğini, davacı tarafın zararını ve zenginleşmeyi ispat edemediğini, huzurdaki davada talepler ispat edilmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme gereğince temlik konusu taşınmazın tapu siciline temliknameyi sunması ve ipotek alacaklısı olduğunu bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu, davacı tarafın davaya konu ettiği temlik sözleşmesinde temlik borcu belirttiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın borcunun teminatsız kalmış ise ne kadarlık borcunun teminatsız kaldığı araştırılması gerektiğini, davanın müvekkili bankanın aleyhine sonuçlanması halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesi gereğince, davanın .... Ltd. Şti. (VKN:...) ne ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek işbu davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, davanın ihbar edilmesi yönündeki talebimizin kabulüne, davanın Enkosis Elektrik Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ne ihbar edilmesine, son aşamada, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın tümüyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı ve 23/11/2023 karar sayılı kararı ile; "...Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiş ve verilen karar 30/11/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Huzurdaki dava Bankacılık Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'ndan kaynaklanan bir uyuşmazlığa ilişkin olup anılı düzenlemenin yürürlük tarihinden sonra 11/09/2023 tarihinde açılmış olduğundan görevli mahkemenin İstanbul 6, 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1- İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE..." kararı verildiği bu nedenle Mahkememizin 2023/862 Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.
...ırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, temlik sözleşmesine aykırılık nedeniyle oluşan zarara ilişkin tazminata ilişkindir.
Davacı tarafça tazminat davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
Davacı tarafınca davalı banka tarafından dava dışı 3. Kişi ile genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak tarafınında 1/2 hissesi bulunan taşınmaz üzerine ipotek kaydının konulduğu, taraflarınca genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmesiyle davalı bankadan alacağın temlik alındığı, iş bu temlike ilişkin yazılı sözleşme bulunduğu, ipotek hakkınında iş bu şekli ile temlike dahil olduğu, ancak davalı banka tarafından terkini ile maddi zarara uğradığı, tasarruf hakkı olmadan yolsuz terkin edildiğinin iddia edildiği anlaşıldı.
Davalı tarafınca sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zaman aşımı süresinin gerçekleştiği davanın usulden reddi gerektiği, bankanın davacı tarafın alacağının tahsilini garanti etmediği, temlik sözleşmesinin tapu müdürlüğüne sunularak alacaklı olduğunun bildirilmesinin davacının yükümlülüğünde olduğu, zararın ve sebepsiz zenginleşmenin ispat edilemediği iddiaları ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.
... 10. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından dava dışı kredi borçlusu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, 08/07/2021 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, araç üzerine haciz işlemi yapıldığı, akabinde dosyanın takipsiz kaldığı ve 09/03/2025 tarihinde dosyanın yenilendiği, 10/03/2025 tarihinde aciz belgesi düzenlenmesine ilişkin talebin borçlular adına mahcuzların bulunması nedeniyle reddine karar verildiği, araç haczi yapıldığı ayrıca adrese hacze çıkıldığı anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller incelendiğinde; davacı ile davalı taraf arasında temlik sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun ipotek ile temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın hissedarı olan davacı tarafça borcun ödendiği ve davalı ile aralarında temlik sözleşmesinin akdedildiği, ipoteğin banka tarafından terkin edildiği, TMK 883.maddesinde ipotekli alacağın devri halinde ipoteğin de devralana geçeceğinin belirtildiği, ayrıca bir işleme gerek olmadığı, ispat ve üçüncü kişilere ileri sürülebilmesi için tapu siciline bildirim yapılması gerektiği, temlik ile birlikte ipoteğin kendiliğinden devralana geçeceği ve devredenin ipotek üzerinde tasarruf yetkisini kaybedeceği, banka tarafından temlike rağmen ipoteğin terkininin istenilmesi halinde yetkisiz tasarrufun oluşacağı, ancak yetkisiz tasarruf ile doğacak bir zarar için borçlunun ödeme gücünü yitirmiş veyahut icra takibi sırasında ipoteğin paraya çevrilmesi imkanının ortadan kalkması ile teminat kaybı nedeniyle alacağın tahsil edilememesinin gerektiği, dava dışı şirkete karşı davacı tarafça icra takibi yapıldığı, dava dışı şirkete ait araca haciz işlemi uygulandığı, alacağın tahsil edilemeyeceğine ilişkin kesin aciz vesikasının sunulamadığı, davacı tarafça temlik hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasınanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.497,51 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 7.765,51 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 79.613,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 1.320,00 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne(e-duruşma yolu ile) karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/01/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.