Yargıtayca usul eksiklikleri nedeniyle bozulan, yerel mahkemece imar kirliliğinden düşme kararı verilen, ancak temyiz üzerine Yargıtayca zamanaşımı nedeniyle kesin olarak düşürülen hakkı olmayan yere tecavüz davası.
Özet: Yayla arazisine kaçak betonarme yapı inşa ederek hakkı olmayan yere tecavüz suçlamasıyla hakkında yürütülen yargılamada, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı Yargıtay tarafından usul eksiklikleri nedeniyle bozulmuş, müteakiben yerel mahkemece düşme kararı verilmiştir; bu kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay, eylemin suç teşkil ettiğini ancak son kesici işlem olan 04.05.2016 tarihli mahkumiyet kararından itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihi itibarıyla dolduğunu tespit ederek, hükmün bozulmasına rağmen, kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/683 E., 2024/449 K.SUÇ : İmar kirliliğine neden olmaHÜKÜM : DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, düşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma İlamıSürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen mahkumiyet kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 11.10.2022 tarihli kararı ile özetle, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi ve sanık hakkında seri muhakeme usulü hükümlerinin uygulanabilmesi için dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama SüreciSürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında, imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184/5 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun(5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri uyarınca düşme kararı verilmiştir.II. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriKatılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemiSuçun sabit olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, kaçak yapıyla alakalı yapı kayıt belgesi düzenlenmesinin yayla yeri üzerinde hak tesisine imkan sağlamadığına, kararın yerinde olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre; sanığın Ağaçbaşı Yaylası'na kaçak betonarme yapı yapmak suretiyle hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;Suçun temadi etmiş olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 09.03.2016 olarak kabulüne karar verilmekle yapılan inceleme;1. Yapılan tespitler ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, sanığın Köprübaşı ilçesi Ağaçbaşı Yaylası'na kaçak inşaat yaptığı anlaşılmıştır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.11.2015 tarih ve 2015/8-83 Esas, 2015/391 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında, 6360 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Kanun'un 154/2. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarında bir değişiklik yapılmaması karşısında, oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın köylünün ortak kullanımında olan yaylaya ev yapmak sureti ile tecavüz ettiği, bu sebeple atılı suçun oluştuğu kabul edilmiştir. 3. Kabule göre, sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun'un 154/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca bozma öncesi zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.05.2016 mahkumiyet tarihi olduğu ve bu tarihten, seri muhakeme usulüne ilişkin olarak gerçekleşen durma süresi de bu süreye eklendiğinde, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2023/683 Esas, 2024/449 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.