Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen mahkumiyet sonrası istinaf reddine ilişkin, eksik inceleme ve hukuki hata iddialı temyiz başvurularını oy birliğiyle reddederek hükmü onadı.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi sonrasında, sanık müdafiinin eksik inceleme ve lehe hükümlerin uygulanmaması iddiaları ile bölge adliye mahkemesi cumhuriyet savcısının eylemin kamu görevlisine hakaret niteliğinde olmadığı yönündeki hukuki nitelendirme hatası iddiasına dayanan temyiz başvuruları incelenmiş; Yargıtay, istinaf mahkemesinin kararında hukuka aykırılık tespit etmeyerek, sanığın eyleminin sabit olduğu, hukuken doğru nitelendirildiği ve cezanın kanuna uygun uygulandığı gerekçesiyle her iki temyiz istemini de oy birliğiyle esastan reddederek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2292 E., 2022/2039 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, aleyhe vekalet ücreti takdir edilmemesine, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, eylemin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturmadığına, hukuki nitelendirmede hataya düşüldüğüne, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇESanığın savunması, paylaşıma ilişkin ekran görüntüsü, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından, sanığın mahkumiyetine, koşulları oluşmadığından lehe hükümlerin uygulanmamasına ve vekalet ücretine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kurtalan Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.10.2025 tarihinde karar verildi.