Yargıtay 9. Ceza Dairesinin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunda verdiği bozma kararına yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddi ve dosyanın Ceza Genel Kuruluna sevkine ilişkin karar.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanığın tutarsız savunmaları, mağdurenin istikrarlı beyanları ve pişmanlık içeren mesajları gibi delillerle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyetin onanması yönündeki itirazı, ilgili Dairenin önceki bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiş; bu bağlamda dosyanın itirazın nihai incelenmesi için üst yargı merciine gönderilmesine karar verilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2025/6608 E.  ,  2025/8556 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/137 E., 2024/321 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Bozma
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin 09.04.2025 tarihli ve 2025/471 Esas, 2025/2785 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2015 tarihli ve 9-2024/103506 sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanığın inkara yönelik savunmalarının çelişkili ve kendi içinde tutarsız olduğuna, katılan mağdurenin ise tüm aşamalarda istikrarlı ve detaylı beyanlarda bulunduğuna, olayı geç intikal ettirmesinin nedenini makul bir şekilde açıkladığına, sanığın katılan mağdurenin cep telefonuna 03.10.2013 tarihinde attığı ve içerik itibariyle pişmanlığını dile getirerek affını talep ettiği çok sayıdaki kısa mesajın katılan mağdurenin beyanlarını doğrular nitelikte olduğuna, katılan mağdurenin annesi ve sanığın eşi olan ...'nin, olayı öğrendikten sonra evliliğini sona erdirdiğine ve sanığa karşı açtığı boşanma davasında şiddetli geçimsizlik ve maddi sorunları gerekçe göstererek cinsel istismar olayından hiç bahsetmediğine, bu hususun katılan mağdurenin boşanmanın sağlanması için delil oluşturma çabasının bulunmadığını ortaya koyduğuna, sanığın eylemlerinin adli mercilere geç intikal ettirilmesi hususunun tek başına beraate dayanak olamayacağına, katılan mağdurenin yaşı, sosyokültürel düzeyi, eğitim durumu, olaydan dolayı psikolojisinde oluşması muhtemel bozulmalar ve içinde bulunduğu diğer yaşam koşulları dikkate alındığında, cinsel istismar suçlarının adli mercilere intikal süreleri olaydan olaya farklılık gösterebildiğine, sanığın üzerine atılı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun dosyadaki mevcut deliller itibariyle sübuta erdiğine ve mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dairemizin 09.04.2025 tarihli ve 2025/471 Esas, 2025/2785 Karar sayılı bozma ilamı, bozma gerekçesine göre usul ve kanuna uygun görüldüğünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 09.04.2025 tarihli ve 2025/471 Esas, 2025/2785 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.11.2025 tarihinde karar verildi.