Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kaza sigortası kaynaklı araç değer kaybı davasında, ilk derece mahkemesinin belirlediği miktarı fahiş bulan davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: Sigortalı araç tarafından sebep olunan kazada oluşan araç değer kaybının tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanarak davacıya 34.610 TL değer kaybı ile 08.03.2023 tarihinden itibaren yasal faiz ödenmesine hükmettiği karara karşı davalının, bilirkişi raporunun fahiş ve denetime elverişsiz olduğu, kararın eksik incelemeye dayandığı ve belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle yaptığı istinaf başvurusu, duruşmasız olarak ele alınmıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/02/2024
DAVA:Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ:31/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/12/2022 tarihindeki davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... Caddesi üzerinde giderken ... Caddesinde ilerlemekte olan müvekkilin ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, hasar gören parçaların değiştirilmesi, tamir edilmesi ve boyanacak işlemler dolasıyla serviste kaldığını ve bu süre zarfında kullanılamadığını, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünü %100 kusurlu bulduğunu, müvekkili adına sigorta şirketine oluşan değer kaybının tazmini için başvuru yapıldığını ve davalı sigorta şirketinin yapılan başvuru üzerine 3.390,00 TL ödeme yaptığını, ancak aracın servisten alınan tamir faturasının bedelinin 41.237,99 TL iken ödenen meblağın oluşan gerçek zararın bir hayli altında olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını belirterek bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araç değer kaybının kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İDM KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "Davacı 13.12.2023 tarihli dilekçesi ile davasının değerini 34.610,00 TL olarak arttırarak harcını yatırmıştır.
Değer kaybı yönünden;
Yargıtay Kapatılan 17 Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarına göre, davacının aracında oluşan değer kaybının, aracın marka ve modeli, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği vs. gibi hususları gözetip, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki hasarsız 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark şeklinde hesaplanması gerekmektedir. Hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi raporunda değer kaybı 38.000,00-TL olarak belirlenmiş olmakla sigorta şirketi tarafından da dava açılmadan önce 08/03/2023 tarihinde davacı vekili hesabına 3.389,00 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından davacının talebi ile bağlı kalınarak bakiye 34.610,00 TL üzerinden değer kaybı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Faiz başlangıcına yönelik
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuruda bulunulmuş, sigorta şirketinin 08.03.2023 tarihinde ödeme yaptığı görülmekle 08.03.2023 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.
Buna göre, açılan kısmi dava için de, yukarıda anlatılan ilke ve yasal düzenlemeler gereğince; Davacının dava dilekçesinde her ne kadar ticari faiz talebinde bulunmuş ise de aracın ticari araç olmaması nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 08.03.2023 tarihinden itibaren yasal faiz belirlenmesi gerekmiş ve davanın kabulüne karar verilerek; Davanın kabulü ile, değer kaybı olarak 34.610,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararı yasa ve usule aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporu rasyonel olmayıp değer kaybı için çıkarılan tutar fahiş olduğunu, işbu rapor denetime elverişli olmadığını, rapora göre verilen karar eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, davacı tarafın davasını belirsiz alacak olarak ikame etmesinde hukuki yararı olmamasına rağmen davanın bu haliyle kabul edilmesi yasave usule aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
G E R E K Ç E
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece kusur ve hesap bilirkişi heyetinden alınan 16/11/2023 tarihli rapora göre; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiği, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un herhangi bir kural ihlali tespit edilemediği, kaza sırasında ... plakalı aracın sol ön kısımlarından aldığı darbe sonucu ön tampon, sol ön çamurluk, motor kaputu, ön tampon demiri, sol far ve muhtelif plastik parçaların hasar gördüğü tespit edildiğini, eksper raporu incelendiğinde araç üzerinde 34.947,74.TL (KDV hariç) hasar kaydı olduğu tespit edildiğini, Aracın Geçmiş Hasar Sorgulamalarında ... plakalı aracın Sbm-tramer kayıtlarında yapılan geçmiş hasar sorgulamalarında ağır hasar kaydı bulunmadığının görüldüğü, yine ... plakalı aracın SBM üzerinden yapılan sorgulamasında konu kaza öncesinde hasar kaydının bulunmadığının tespit edildiğini, inceleme konusu aracın 27/12/2022 kaza tarihinden önce piyasa değerinin 440.000,00 TL olduğu 27.12.2022 tarihindeki kaza olayından sonra piyasa koşulunun koşulları, muhtemel geçmiş hasarları ve şahsi kanaati de eklendiğinde 402.000,00 TL olacağı, sonuç olarak inceleme konusu araç üzerinde 38.000,00 TL değer kaybı oluşacağı değerlendirmesinde bulunarak rapor ibraz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kaza tespit tutanağı, kusur ve değer kaybı raporuna göre davalı şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... Caddesi üzerinde giderken ... Caddesinde ilerlemekte olan davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, kazada sigortalı ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiği ve %100 asli tam kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un herhangi bir kural ihlali tespit edilemediğinden kusursuz olduğu, davaya konu aracın kaza tarihi öncesinde ağır hasar kaydı ve kaza kaydı bulunmadığı, muhtemel kayda geçmeyen hafif kazaları ile birlikte değerlendirildiğinde Dairemiz kanaatine uygun bilirkişi heyeti raporuna göre 38.000,00 TL değer kaybı oluşacağı, aktüer bilirkişi raporunun denetlenebilir ve hüküm vermeye yeterli olduğu, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.364,20 TL istinaf karar harcından peşin alınan 591,05 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.773,15 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına,
4-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...