T.C. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde, davalının altyapı kablolarına verdiği zarardan kaynaklanan ilamsız icra takibine itirazının iptali ile icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Davacı şirketin, davalının gerçekleştirdiği çalışmalar sırasında üç farklı adreste altyapı kablolarına ve tesisatına zarar verildiğini iddia ederek, oluşan hasarı giderdikten sonra başlattığı icra takiplerine davalının itiraz etmesi üzerine açılan bu itirazın iptali davasında; davacı, hasarın tespit ve giderilme belgeleriyle davalının sorumluluğunu vurgulayarak itirazların iptalini ve icra inkar tazminatı talep ederken, davalı ise kusur, zarar ve illiyet bağının oluşmadığını, hasar miktarının şüpheli olduğunu, tek taraflı tutanakları reddettiğini ve davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, bilirkişi raporunda ise ilgili adreslerdeki malzeme ve işçilik bedellerinin makul olduğu belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/635 Esas
KARAR NO : 2026/55
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/08/2024
KARAR TARİHİ : 22/01/2026
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 23/08/2024 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin; -------- hizmet sahasında, "------- Mah. -------- Sok. No:------- ----------" adresinde 05.07.2021 tarihinde - "-------- Mah. -------- Sok. No:------- ---------" adresinde 17.09.2021 tarihinde, '------- Mah. ------- Sk. No:------- -------" adresinde 15.09.2021 tarihinde, Davalı ---------- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında Şirketimize ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, Hasarın ardından, müvekkil şirket teknik elemanlarınca hasar durumu tutanakla tespit edilmiş, akabinde kamu hizmeti niteliğinde olan iletişim hizmetinin aksamaması için ivedilikle hasarın giderilmesi adına gerekli çalışmalar yapıldığını, verilen hasar nedeniyle oluşan zararın ödenmesi adına yapılan arabuluculuk toplantısının olumsuz sonuçlandığını, "------- Mah. ------- Sok. No:------- ---------" adresi için --------İcra Müdürlüğü'nün -------- E. dosyası üzerinden, "------- Mah. ------- Sok. No:------- ---------" adresi için --------İcra Müdürlüğü'nün --------- E. dosyası üzerinden, "-------- Mah. -------Sk. No:------- ---------" adresi için --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------E. nolu dosyası üzerinden 2 yıllık süre geçmeden, ilamsız icra takipleri başlatıldığını, Bu takiplere ilişkin ödeme emirleri davalıya, tebliğ edilmiş olup, davalı taraf borcun tamamına (aslına ve ferilerine,) itiraz ettiğini, Oysa yukarıda belirttiğimiz ve icra dosyalarına dayanak olarak bildirdiğimiz belge ve kayıtlardan da anlaşıldığı üzere (hasar tespit tutanakları, hasar keşif formları, olay yeri resimleri, hasarı gideren müteahhit firma evrakları) davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, ve zamanaşımı sürelerinin dolmadığı açıktır. Keza hasarın meydana geldiği yer bakımından --------- İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğu ve süresinde takip başlatıldığı da açıktır. Bu nedenle davalının yetkiye, alacağın aslına ve ferilerine yönelik tüm itirazları haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davalının itirazlarının ayrı ayrı iptali gerektiğini beyan ederek, davanın kabulüne, davalı/borçluya bildirildiği halde, haksız itirazı ile takibin durmasına neden olan davalıdan ayrıca her bir takip için ayrı ayrı % 20 oranında icra inkar tazminatının tahsilini vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K mad. 49’e göre zararın tazmini için kusur –zarar-illiyet bağı oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı olmadıklarını, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar yoktur, hukuken sorumluluğu bulunmadığını, borçlar Kanununun 49. maddesi hukuki eylemin giderim borcunu doğurabilmesi için kasten veya ihmal ile işlenmesini öngörüldüğünü, işlemler davacının asli işi olup ihale veya hizmet alım sözleşmesi ile iş yürütmesi gerçek zarar ilkesine etki etmeyeceğini, talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygunluğu şaibeli olduğunu, gerçek hasar bedeli belirlenmesi gerektiğini, tek taraflı olarak tutulmuş hasar tutanaklarını ve oluşturulmuş hasar hesabını kabul etmemiz mümkün olmadığını, İş bu davada, müvekkili idarenin dava konusu zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi için zararın varlığı yeterli olmayıp, bu zararın idareye atfı kabil ve isnadının mümkün olması, zararla idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının (neden-sonuç ilişkisinin) bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi zorunludur. Davacının müterafik kusur durumunun da araştırılması gerektiği kanaatindeyiz. Yani hasar iddiasına konu davacıya ait altyapı tesislerinin projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması gerektiğini ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonradır ki, hakkaniyete uygun bir sonuca varılabilmesi mümkün olmayacağını, Davacı dilekçesinde olayın ardından mahallinde hasar tespit tutanağı düzenlendiği beyan edildiğini, düzenlenen hasar tespit tutanağı tek taraflı olarak hazırlanmış olup, kabul edilebilmesi mümkün olmayacağını, dava konusu olayın, İdarenin eylem ve işlemlerinden oluşmadığı ve İdare bakımından kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının bir arada bulunmadığı dikkate alınarak usul ve esas bakımından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.11.06.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Dava konusu 3 adreste kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin kadri maruf olduğu, Davacının 5.843,75 TL (=2.162,29 + 2.657,85 + 1.023,61) talep edebileceği, İşbu bedellere(5.843,75 TL) ait 1.003,54 TL Faiz bedeli, 180,64 TL Faiz KDV bedeli olmak üzere icra takip tarihine kadar olan süreçte toplamda 7.027,92 TL talep edilebileceği hesap edildiği, Takdiri sayın mahkemenin olmak üzere, sınırlılık ilkesi gereği Dava Değeri 6.194,05 TL'nin Davacının talep edebileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Taraflar arasında, davacı şirkete ait yer altında bulunan kabloların davalı tarafından hasara uğratılıp uğratılmadığı, hasara uğratılmış ise hasarın miktarının ne kadar olduğu, taraflar arasında aleyhine yapılan takiplere itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarında ihtilaf bulunduğu ve davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizce alınan 11/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafından döşenen kabloların standartlara uygun döşenmediği bu nedenle davacı kurumun kusurlu olduğu, ayrıca davalı-------- de ruhsatta yazdığı şekilde davacının yetkilisini aradığına dair dosya muhteviyatında bilgi/belgenin olmamasından ve kazı ruhsatının bulunmamasından dolayı kusurlu olduğu tespit edilmiş olup 11/06/2025 bilirkişi raporunun teknik açıdan yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meydana gelen olayda davacı tarafın hem kabloları ilgili yönetmelik hükümlerine uygun derinlikte döşememesi nedeniyle davacının bölüşük kusurunun % 50 olduğu yani tarafların %50 şer oranda kusurlu oldukları kanaatine varılmış olup açılan davanın kısmen kabulü ile Davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.082,69 TL asıl alacak ve 181,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.263,81 TL alacak miktarı üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine; Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün--------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 673,17 TL asıl alacak ve 139,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 813,00 TL alacak miktarı üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine; Davalının ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 1.341,18 TL asıl alacak ve 225,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.566,77 TL alacak miktarı üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, ayrıca asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 1.082,69 TL asıl alacak ve 181,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.263,81 TL alacak miktarı üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine,
b-Davalının -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 673,17 TL asıl alacak ve 139,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 813,00 TL alacak miktarı üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine,
c-Davalının ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibin 1.341,18 TL asıl alacak ve 225,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.566,77 TL alacak miktarı üzerinden aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine,
2-Asıl alacak yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dosyaya peşin olarak yatırılan 427,60 TL'den mahsubu ile eksik kalan bakiye 304,4 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dosyaya yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,2 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 60,80 vekalet harcı, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 561,00 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 20.621,8 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 11.960,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan bakiye kısmının davacının üzerine bırakılmasına,
6-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 3.643,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 2.550,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026