SGKnın isteğe bağlı sigorta prim ödeme sürelerini hatalı kaydetmesi üzerine açılan yaşlılık aylığına hak kazanma tespiti ve fark aylık tahsili davasının temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, Sosyal Güvenlik Kurumunun isteğe bağlı sigortalılık başlangıç tarihini hatalı belirleyerek sigortalılık gün sayısını eksik hesaplaması sonucu yaşlılık aylığına hak kazanamadığı iddiasıyla açtığı tespiti ve fark aylıkların tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı her iki tarafın istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesi davalı kurumun başvurusunu reddedip davacının başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış ve davanın tamamını kabul etmiştir; bu karar ise davalı kurum vekilince temyize taşınmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/363 E., 2021/1794 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. İş MahkemesiSAYISI : 2018/15 E., 2020/189 K.Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve fark aylıkların tahsili ile yersiz ödemenin iadesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ilk defa 17.07.1979 tarihinde hizmet akdiyle çalışmaya başladığı ve ilk defa bu tarihte 506 sayılı Kanun kapsamında Kurum kayıtlarına sigortalı olarak girişinin yapıldığı, davacının 1982-1983 tarihleri arasında askerlikte geçen süre için borçlanma talebinde bulunduğu, borçlanma tutarını ödediği ve askerlikte geçen süreyi sigortalılık süresine ilave ettiği, yine 01.02.1992 tarihinde isteğe bağlı sigortalılık başvurusunda bulunduğu ve isteğe bağlı sigorta kapsamında kendisine tahakkuk ettirilen prim borçlarını ödediği, böylece 01.02.1992 - 31.07.1996 tarihleri arasındaki sürenin isteğe bağlı hizmet süresi olarak davacının sigortalılık süresine dahil edildiği, daha sonra emeklilik için Kuruma başvurduğunda prim ödeme gün sayısının eksik olduğu nedeniyle talebinin kabul edilmediği yönünde cevap verildiği, davacının SGK Hizmet Döküm Belgesinin incelenmesinde 01.02.1992 - 31.07.1996 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigorta süresinin Kurum kayıtlarında mevcut olmadığını fark ettiği, davacının isteğe bağlı sigorta kayıtlarının düzeltilerek 01.02.1992 - 31.07.1996 tarihleri arasındaki isteğe bağlı hizmet süresinin davacının sigortalılık süresine dahil edilmesi için Kuruma yazılı müracaat ettiği, davalı Kurumun isteğe bağlı sigorta müessesesi için davacıdan alınması gerekli primlerin ödenip ödenmediği konusunda tereddüte düştüğü ve primlerin ödendiğini gösterir belgeleri davacıdan istediği, ancak davacının yılar önce kapanmış bir bankaya ödemiş olduğu primlerle alakalı dekontu bulabilmek için bilinen sayılı bankaların genel müdürlüklerine yazılar yazdığı ancak belge saklama yükümlülüklerinin 10 yıllık süreye tabi olduğundan belgelerin imha edildiği şeklinde cevaplar verildiği, ... SGK İl Müdürlüğünün ... Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne verdiği 31.05.2017 tarih ve 45223975-201.99-E. 2961716 sayılı cevabi yazısında ...’ın 01.02.1992 tarihi itibariyle isteğe bağlı sigortaya tescilinin olduğu ve 4958 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebine istinaden 01.08.1992 - 30.06.2003 süresine ait isteğe bağlı sigorta prim borçlarının yapılandırılmış olup bilgisayar kayıtlarına göre 03.12.2003 tarihinde 2003/11 taksit borcu olarak Müdürlükleri veznesine 289.000.000 TL ödendiğinin anlaşılmış olduğu, şeklinde tespitte bulunduğu, bu tespit üzerine davacıya sigorta sürelerinin yeniden hesaplanacağı ve kendisine bilgi verileceğinin söylendiği, SGK ... İl Müdürlüğünün 03.08.2016 tarih ve 20127946 sayılı yazısı ile davacının 29.04.2016 tarihli emeklilik tahsis talebinin yeniden reddedildiği, ilgi yazıda Kurum ret kararının gerekçesinin davacının 5000 gün şartını yerine getirmemiş olması ve halen 1349 gün eksik ödeme gün sayısının bulunduğu şeklinde belirtildiği, SGK ... İl Müdürlüğü Bayraklı Sosyal Güvenlik Merkezinin de 17.10.2017 tarih ve …214 sayılı yazısı ile 17.09.1979 - 29.04.2016 tarihleri arasında toplam 4983 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 5000 gün şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davacının tahsis talebinin reddedildiği, davacının sigorta sürelerinde Kurum tarafından hata yapıldığı, davacının Kurumun yaptığı bu hatanın düzeltilmesi için 01.11.2017 tarihinde 13223192 sayılı dilekçe ile Kuruma müracaat ederek isteğe bağlı sigortalılık süresinin 01.02.1992 - 30.06.2003 tarihlerini kapsadığı, başvuru tarihi olan 01.02.1992 tarihinden itibaren prim ödediği, ancak sigorta hizmet dökümlerinde bu sürenin sehven 01.08.1992 tarihinden başlatılarak sigorta günlerinin olduğundan daha az gösterildiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği, SGK ... İl Müdürlüğü Bayraklı Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.11.2017 tarih ve ... sayılı yazısında davacının sigorta dosyasının incelendiği, 01.08.19 92... .07.1996 tarihleri arasında sigortalılığının bulunduğu, 17.07.1979 - 30.09.2017 tarihleri arasında 600 günü borçlanılan askerlik, 1440 günü isteğe bağlı sigortalılık süresi olmak üzere toplam 6028 gün hizmet süresi üzerinden emekli aylığı bağlandığının belirtildiği iddiasıyla 1) davacının emekli olabilmesi için aranan 25 yıllık sigortalılık süresi, 45 yaşını doldurma ve en az 5000 gün prim ödeme gün sayısının bulunması şartlarının hepsinin birlikte sağlandığı tarihin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacının emekliliğe hak kazandığı tarihin doğru şekilde tespit edilmesine, 2) tespit edilen emeklilik tarihi ve Kurum tarafından tahakkuk ettirilen primler nazara alınarak davacıya ödenmesi gereken yaşlılık aylığı tutarının tespitine, 3) Kurum tarafından davacıya tahakkuk edilen primlerin davacıya ödenecek olan yaşlılık aylığına yansıtılmak suretiyle ödenmesine, 3 numaralı talepleri kabul olunmayacak ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tespit edilen emeklilik tarihine göre davacıya ödenmeyen emekli aylıklarının yasal faizi ile birlikte şimdilik 250 TL’nın tahsiline ve yine 3 numaralı talepleri kabul olunmayacak ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının emekli aylığına hak kazandığı tarihten sonra da Kuruma ödemek zorunda kaldığı primlerin davacıya iadesi için şimdilik 250 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının isteğe bağlı prim ödemelerini ispat edemediği, yaşlılık aylığının bağlanması işlemlerinin 5510 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve devamı maddelerinden düzenlendiği ve Kurumlarınca yasalar tarafından belirlenen doğrultuda hesaplamalar yapılarak aylık bağlandığı, Kurumun işleminin yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davacının şahsi sicil dosyasında mevcut davacının kendi imzası ile Kuruma verdiği 27.07.1992 tarih ve 864202 vr sayılı dilekçesi ile isteğe bağlı sigortalı olmak için Kuruma dilekçe verdiği, bu talebinin de davalı Kurumun 09.09.19 92... sayılı yazısı ile kabul edilerek isteğe bağlı sigortanın başlatıldığı görülmekte olup, davacı vekili tarafından da müvekkilinin daha evvel 01.02.1992 tarihinde isteğe bağlı sigortanın başlatıldığı yönünde bir belgeyi de dava dosyasına sunamadığı, davacının 02.09.2003 tarih ve 092381 sayılı dilekçesi ile 01.05.2003 tarihinden önceki prim borçlarını gecikme zammı ile birlikte yapılandırarak ödemek istediğini belirten dilekçe verdiği, bu dilekçesine karşılık davalı Kurumun 27.10.2003 tarih ve 255428 sayılı borcunun 2.513.620.760 TL isteğe bağlı sigorta prim aslı ve 5.062,148.137 TL GZ olmak üzere toplam 7.575.818.927 TL olarak yapılandırıldığı 2003/08-09 ayından başlamak üzere asgari 288.721.271 TL’den aşağı olmamak üzere taksitlendirildiği, davacının 04.10.20 14... .948.408 sayılı, 29.04.2016 tarih, 6429519 sayılı dilekçeleri ile 19 92... yılları arasındaki isteğe bağlı sigorta günlerinin görülmediğini fark ettiğini beyanla bu günlerinin araştırılarak sigortalılık günlerine eklenmesini talep etiği, sigortalının ibraz ettiği kayıtlardan 03.12.2003 tarihinde 2003/ 11... ,00 TL ödediği ve 8.024,34 TL kalan borç görüldüğü, bu hususta Emeklilik Hizmetleri genel Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmada ibraz edilen dekontların Kurum personelinin sicili ile Kurum kayıtlarına işlendiği ve geçerli sayılması gerektiği tutanak altına alınarak davacının hizmetlerine işlenmesi sonucunda 01.08.1992 - 31.01.20 06... gün olarak hizmet döküm cetveline işlendiği, diğer yandan davacının askerlik borçlanması belgeleri incelendiğinde, 29.05.2017 tarihinde 07.03.1982 - 05.11.19 83... gün askerlik borçlanması yaparak 07.06.2017 tarihinde ödediği, davacının 17.07.1979 ilk işe giriş tarihine göre aylığa hak kazanma şartlarından 25 yıl sigortalılık süresini 17.07.2004 tarihinde, 45 yaş şartını 01.02.2007 tarihinde yerine getirdiği, 5000 gün prim ödeme gün koşulunu ise İBS ödemeleri ile birlikte (Askerlik Borçlanması dışlanarak) en son çalışmasının geçtiği ... nolu işyerinden 12.03.2016 - 19.04.2016 döneminde 69 gün prim gün sayısı ile tamamladığından 19.04.2016 tarihinde yerine getirdiği, davacı yaşlılık aylığı bağlanması için 29.04.2016 tarih, 6429519 sayılı tahsis talebiyle davalı Kuruma başvurduğu, davalı Kurum 03.08.2016 tarihli cevabı yazısı ile davacının 1440 gün İsteğe Bağlı primlerini dikkate almadan 5000 gün şartını yerine getirmediğini belirterek davacının talebini reddettiği, davacının mevcut 01.11.2017 emeklilik tarihine göre 600 gün Asklerlik borçlanması yaptığı, 600 gün askerlik borçlanması için 07.07.2017 tarihinde davalı Kuruma 11.376,00 TL ödediği, oysaki davacının Kuruma tahsis talebinde bulunduğu 29.04.2016 tarihinde gün şartını yerine getirdiği, bu sebeple davacının askerlik borçlanması için davalı Kuruma yersiz olarak ödeme yaptığı anlaşılmakla, davacının ödediği 11.376,00 TL ve bu bedele dava tarihine kadar işleyen yasal faizi 521,74 TL'nin davalı Kurumdan davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihin 31.12.2016 tarihi olduğunun tespitine, 01.01.2017 tarihinden davacıya yaşlılık aylığının bağlandığı 01.11.2017 tarihine kadar hesaplanan yaşlılık aylığı anapara alacağı, 01.11.2017 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan yaşlılık aylığı fark alacağı ve bunlara ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar işleyen yasal faiz miktarı dahil olmak üzere toplam 250,00 TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, davacının askerlik borçlanması için 07.07.2017 tarihinde davalı Kuruma yersiz ödediği 250,00 TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 17.07.1979 olan ilk işe giriş tarihine göre aylığa hak kazanma koşullarının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-c maddesine (25 yıl sigortalılık süresi, 45 yaş ve 5000 gün prim ödeme koşullarına) göre belirlenmesi gerektiği, davacının 29.04.2016 tarihli tahsis talebinin, 1440 günlük isteğe bağlı sigortalılık prim ödemelerinin gözetilmemesi nedeniyle reddedildiği, ancak bu başvuru tarihi itibariyle, isteğe bağlı sigortalılık süresinin gözetilmesi durumunda dahi prim ödeme gün sayısının 5000 günün altında ve toplam 4980 gün olduğu kayıtlarla sabit bulunmakta olup bu bilgiler ışığında davacının 29.04.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanmadığı, davacının 5000 gün prim ödeme koşulunu, 29.04.2016 tarihinden sonra 2016 yılı Nisan ayında 1 gün, Mayıs ayında 19 gün olmak üzere (4980 + 20) 19.05.2016 tarihinde yerine getirmiş olup makul sayılacak 20 günlük erken başvurunun, prim ödeme gün sayısının tamamlandığı gün itibariyle değerlendirilmesi, yerleşik Yargıtay içtihatlarının da gereği olduğu, 29.04.2016 tahsis talep tarihinde, davacının 1440 günlük isteğe bağlı sigortalılık prim ödeme gün sayısını gözetmeyerek, başvuruyu 03.08.2016 tarihli yazıyla reddeden davalı Kurumun sigortalının başvurusu üzerine yasal yükümlülüklerine uygun inceleme yapmayıp, davacının prim ödeme gün sayısını eksik hesaplayıp, aydınlatma görevini de yerine getirmediği gibi davacının gereksiz askerlik borçlanması yapmasına da neden olarak, davacının hak kaybına ve yersiz borçlanma yapmasına neden olduğu, davacının 5000 gün koşulunu 19.05.2016 tarihinde yerine getirdiği dikkate alınarak, 01.06.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulü gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih, 2019/104 E., 2021/3 K. sayılı kararıyla 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun mülga 62. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “çalıştığı işten ayrıldıktan sonra” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu nedeniyle iptaline karar verildiği de gözetilerek, davacının hak ettiği aylıklar bu tarihe göre hesaplandığı, davacının 01.06.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı ve Kurumca aylığın bağlandığı 01.11.2017 tarihine kadarki dönem için 20.431,73 TL birikmiş yaşlılık aylığı ile 01.11.2017 tarihinden dava tarihine kadar fark aylıklardan kaynaklanan 159,47 TL olmak üzere toplam 20.591,20 TL alacağının bulunduğu; ayrıca aylık ve fark aylıklar toplamının dava tarihine kadarki işlemiş yasal faiz tutarının, 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinde Kuruma tanınan üç aylık süre de dikkate alındığında, 1.648,00 TL olduğu, davacının aylık bağlanmasına esas prim ödeme gün sayısının eksik hesaplanması nedeniyle davacının 09.06.2017 tarihinde Kuruma ödemek zorunda kaldığı 600 gün askerlik borçlanması için 09.06.2017 tarihinde ödediği 11.376,00 TL ile bu tutara dava tarihine kadar işlemiş faizinden kaynaklanan 600,28 TL faiz alacağı bulunduğu, aylığa hak kazanma tarihi konusunda yanlışlık içeren ve davacının alacak tutarı yönünden hükmün infazında tereddüte yol açacak belirsizlik ve çelişki içeren İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak; dosya kapsamına uygun aylık miktarı ve başlangıç tarihine göre davacının talebine konu alacak kalemleri yönünden hak kazandığı tutarlar infazda tereddüte yol açmayacak biçimde belirlenmek suretiyle; davanın kabulü yönünde, yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... 9.İş Mahkemesi'nden verilen 01.10.2020 tarih, 2018/ 15... /189 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının 01.06.2016 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığı ve Kurumca aylık bağlanan 01.11.2017 tarihine kadarki dönem için 20.431,73 TL birikmiş yaşlılık aylığı alacağı ve 01.11.2017 tarihinden dava tarihine kadar fark aylıklardan kaynaklanan alacağı 159,47 TL olmak üzere toplam 20.591,20 TL olduğunun, ayrıca aylık ve fark aylıklar toplamının dava tarihine kadarki işlemiş yasal faiz tutarının 1.648,00 TL olduğunun; ayrıca, davacının 09.06.2017 tarihinde Kuruma ödemek zorunda kaldığı 600 gün askerlik borçlanması için 09.06.2017 tarihinde ödediği 11.376,00 TL ile bu tutara dava tarihine kadar işlemiş 600,28 TL faiz alacağı bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluğuyla aylık ve faiz alacaklarından dolayı 250,00 TL askerlik borçlanması primi ve faizinden kaynaklanan 250,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL'nin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V.TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay'ın kararlılık kazanan son uygulamalarının ışığında, gerekli kanıtlar toplanılmaksızın ve eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu, yaşlılık aylığının hesaplanması işlemlerinin 5510 sayılı Kanun'un 29. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup Kurumca, yasalar tarafından belirlenen doğrultuda hesaplamalar yapılarak aylık bağlandığı, Kurum işlemlerinin hukuka ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve fark aylıkların tahsili ile yersiz ödemenin iadesine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.