Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık temyiz istemini esastan reddederek onarken, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunda temyiz edilemezlik sebebiyle başvuruyu reddetmiştir.
Özet: Bu hukuki belgede, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi, kanunda belirtilen temyiz incelemesi dışı bırakılan kararlardan olması sebebiyle reddedilmiş; hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz incelemesinde ise, sanık müdafiinin şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine dair iddiaları, hükümde herhangi bir hukuka aykırılık ve isabetsizlik tespit edilmediği için reddedilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararı hukuka uygun bulunmuş ve onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2021/1009 E., 2022/953 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, retI- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; ceza mahkûmiyetinin herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, hırsızlık suçuna konu fiillerin savunma ve katılan beyanları dikkate alındığında, sanık tarafından işlendiğini gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.