Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararında, hastanın sağlık endişeleri karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığının tartışılmaması nedeniyle istinaf kararının bozulması.
Özet: Hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilen sanığın, görev yaptığı hastanede ciddi sağlık endişesiyle gittiği katılan tarafından muayene yerine sessiz olması konusunda uyarılması üzerine yaşanan olayın çıkış nedeni ve gelişimi değerlendirilerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırı bulunarak bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı bozulmuştur.
4. Ceza Dairesi         2023/14856 E.  ,  2025/19264 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/193 E. , 2023/1854 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mâhkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın mahkumiyetine yeter kesin delil bulunmadığını ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek sanık hakkındaki mâhkumiyet kararının bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede bozma sebebi dışındaki başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın, katılanın görev yaptığı hastaneye gittiğinde sağlığı ile ilgili ciddi endişesinin bulunması ve katılanın sanığı öncelik sırası hakkında bilgilendirip muayene etmek yerine sessiz olması konusunda uyardığının anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.11.2025 tarihinde karar verildi.