Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, görevlendirme kapsamında işverenin talimatıyla iş seyahatinde geçirilen trafik kazasının iş kazası olduğuna karar veren Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü onadı.
Özet: Bir genel müdürün, işverenin emir ve talimatıyla ve sağladığı araçla iş seyahati sırasında geçirdiği trafik kazasının iş kazası olup olmadığına dair davada, ilk derece mahkemesi kazanın iş kazası olmadığına karar vermişken, Bölge Adliye Mahkemesi tanık beyanları ve 5510 sayılı Kanunun ilgili maddesi uyarınca işverenin talimatıyla gerçekleşen bu olayın iş kazası olduğuna hükmetmiş; davalı kurumun temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/6698 E.  ,  2025/14713 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2629 E., 2024/262 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/441 E., 2021/92 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının,... Ltd. Şti. nezdinde petrol istasyonları genel müdürü olarak çalıştığını, işverenin işini yapmak üzere onun emir ve talimatıyla işverene ait kiralık araçla ...’den ...’ya oradan da ...’e gitmek üzere seyahat ederken 31.03.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işveren tarafından yapılan görevlendirme nedeniyle görev yerine yoluculuk yapması esnasında trafik kazası geçirdiğini ve bu nedenle işveren tarafından yürütülmekte olan işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanda meydana gelen olay olarak değerlendirilmesi gerektiğini, keza davacının kaza tarihinde işveren tarafından kiralanan ve ağabeyi tarafından kullanılan araç ile ... ilinden ... iline yolculuk yapmakta iken meydana gelen ve yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenen tanıkların, davacının işvereninin talimatı ile ... iline gitmek üzere seyahat ettiği esnada trafik kazası geçirdiğinin beyan edildiği, özellikle davalı şirkette muhasebe çalışanı olduğu anlaşılan bordro tanığı ...'ın beyanı dikkate alındığında, davacının işverenin talimatı ile ve işveren tarafından sağlanan araçla işin yapıldığı yere giderken geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanunun 13/1-e düzenlemesi gereğince iş kazası olarak kabul edilmesi gerekirken, farklı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davacının 31.03.2014 tarihinde davalı şirket yanında çalışırken geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, Kurum inceleme raporu ile davacının yaralanması ile neticelenen kazanın iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı tespitinin yapıldığını, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere iddianın her türlü kuşku ve duraksamadan uzak bir şekilde ispatlanamadığını belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.