İşçinin eksik sigorta primleri ve çalışma sürelerinin tespitine yönelik hizmet davasında, bilirkişi raporu itirazları ve kısmi çalışma iddialarına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenerek usul ve kanuna uygun bulunması.
Özet: Davacının, davalı nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı iddia edilen sürenin ve eksik yatan sigorta primlerinin tespiti istemiyle açtığı hizmet tespiti davasında, davalının kısmi süreli bahçıvanlık savunmasına karşın ilk derece mahkemesi, belirli bir dönem için kısmi süreli sigortalı çalışmanın tespitine karar vermiştir. Bu karar Bölge Adliye Mahkemesince onanmış olup, davalı ve feri müdahilin bilirkişi raporundaki hatalar, eksik inceleme ve usul aykırılıklarına ilişkin temyiz iddiaları, Yargıtay tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle değerlendirilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2249 E., 2025/132 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 62. İş MahkemesiSAYISI : 2021/386 E., 2023/179 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı nezdinde güvenlik görevlisi olarak 01.05.2011 tarihinde işe başladığını, 12 saat çalışıp 24 saat dinlenme şeklinde 10 yıl süre ile çalıştığını, kalp ameliyatı olduğu için 15.02.2013-20.02.2014 tarihleri arasında ücretsiz izne ayrıldığını, 01.04.2020 tarihinde ise işten çıkarıldığını, hak ettiği ücretlerin ödenmediğini, memur emeklisi olması nedeni ile de sigorta primlerinin tam olarak yatırılmadığını ileri sürerek, davacının dava konusu çalışma sürelerinin tespitine ve ödenmeyen sigorta primlerinin ödenmesine karar verilmesini istemiş; yargılama aşamasında sunmuş olduğu dilekçesinde dava konusu taleplerini 01.05.2011 – 15.02.20 13... .05.2014 – 01.04.2020 tarihleri arasına hasrettiklerini açıklamıştır.II.CEVAP1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 27.01.2015 tarihinde işe başladığını, güvenlik görevlisi değil bahçıvan olarak çalıştığını, güvenlik sertifikası olmadan çalışmasının mümkün olmadığını, davacının işe girişinin sehven güvenlik görevlisi olarak bildirildiğinin 2017 yılının 12. ayında fark edilerek düzeltildiğini, davacının ayda 10 gün olacak şekilde bazı haftalar 2 bazı haftalar ise 3 gün çalıştığını, 2018 tarihinden 2020 tarihine kadar puantaj kayıtlarının bulunduğunu, davacının işten ayrılışının 13.04.2020 olmadığını, bu tarihin davacının kendi isteği üzerine ücretsiz izne ayrıldığı tarih olduğunu, davacının devamsızlık nedeni ile 04.10.2021 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının davalı apartmanda kısmi süreli çalıştığını belirterek, davanın reddini istemiştir.2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımından reddinin gerektiğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 27.01.2015-01.04.2020 tarihleri arasında ayda 26.06 gün olmak üzere davalı işveren nezdinde 506 sayılı Kanun'un m.3/II-C bendi ve 63. maddesine göre sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığının tespitine, bu sürenin sigortalılık süresi ve 2829 sayılı Kanun'da birleştirmeye esas olmamak üzere dikkate alınmamasına, (işveren tarafından bildirilen süreler dışlanmak suretiyle) fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.B. Temyiz Sebepleri1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, ek rapor alınması yönündeki taleplerinin reddedildiğini, öte yandan yazılı ve kesin değil niteliğinde olan puantaj kayıtlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, davacının çalışmasının tam süreli olmadığını belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hükmün bozulmasını istemiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.