Yargıtay, yerel mahkemenin tefhim edilen kısa kararı tavzih adı altında değiştirip gerekçeli kararla çelişki oluşturması sebebiyle hükmü usulen bozdu.
Özet: İşçi alacakları davasında yerel mahkemenin, tefhim edilen hükmü sonradan "tavzih" veya "maddi hata düzeltmesi" adı altında tamamen değiştirerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında esaslı bir çelişki yaratması Yargıtay tarafından usul hukuku kurallarına aykırı bulunmuş; zira tefhim edilen hükmün tamamen değiştirilmesi yasal olarak mümkün olmadığından ve bu durum yargı kararlarının istikrarını zedelediğinden, davalı vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda hükmün esasa ilişkin diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2010/17578 E.  ,  2012/26919 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık ücretli izin, genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin 28.08.2007 tarihinde sigorta primlerinin tamamlanması, fazla mesai ve ücret alacaklarını ödenmesini talep ettiği için davalı tarafından feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai, yıllık izin, genel tatil, hafta tatili, alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde 07.02.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, sonraki dönemlerde giriş çıkışlarının olduğunu, iş yerinde sürekli olarak çalışmadığını, yıllık iznini kullanmak için Türkiye'ye döndükten sonra işbaşı yapmadığını, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, saat ücreti olarak çalıştığından bordroların da bu şekilde düzenlendiğini, ücret alacağının bulunmadığını, çalıştığı ülke mevzuatı bakımından 12 saat çalışmasının mümkün olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece tefhim edilen hüküm daha sonra Mahkemece kes-kopyalama hatası sonucu sehven başka bir hükmün yazıldığı gerekçesi ile “ tavzih” yolu düzeltilmiştir.
Hükmün hangi hallerde tavzih yoluyla düzeltilebileceği HUMK.nun 455 vd. Maddelerinde belirtilmiş, madde hatanın hangi haller olduğu 459. maddesinde belirtilmiştir.
HUMK. nun 459. maddesi aynen “ Madde 459 - İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına mütaallik hatalar ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur. Tashih olunan cihet hüküm zirine yazılır.” hükmünü içermektedir.
Mahkeme kararı tefhim edildikten sonra maddi hata düzeltmesi adı altında yapılan işlem tefhim edilen hükmün tamamen değiştirilmesidir ki bu yasal olarak mümkün değildir.
Mahkemenin bu işlemi sonucunda tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yarıtılmıştır.
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararına ve temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK. nun 298/2. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.