Yargıtay 10. Ceza Dairesinin uyuşturucu madde ticareti suçunda sanıklardan birinin mahkûmiyetini onarken, diğer iki sanığın somut delil eksikliğinden beraati, son sanığın ise zincirleme suç değerlendirmesi eksikliği nedeniyle hükmünün bozulmasına ilişkin kararı.
Özet: Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık A hakkındaki mahkumiyet hükmünü, suç tarihinde yapılan yazım hatasının düzeltilebilir olması ve delillerin vicdani kanaate uygunluğu nedeniyle onarken; sanıklar B ve C hakkındaki mahkumiyet kararlarını, uyuşturucu alışverişine dair görgüye dayalı tespit ve somut delil bulunmayıp sadece soyut iletişim tespitlerinin mahkumiyet için yeterli görülmemesi sebebiyle bozmuş; sanık D hakkındaki hükmü ise, aynı tarihte işlenen başka bir uyuşturucu ticareti suçu nedeniyle açılan ve kesinleşen davanın varlığı karşısında, eylemlerin tek suç, ayrı suçlar ya da zincirleme suç teşkil edip etmediği ile 5237 sayılı TCKnın 43. maddesi kapsamında gerekli araştırmanın eksik yapılması nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/195 E., 2024/131 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, "01.02.2008" yerine, "28.12.2007" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilecek yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA,B. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden;Uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiğine dair görgüye dayalı tespit bulunmayan ve kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların savunmasının aksine, farklı anlamlara gelebilecek somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen soyut iletişim tespit tutanakları dışında, kuşku sınırlarını aşan, mahkûmiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükümlerin BOZULMASINA,C. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;Sanığın 28.12.2007 tarihli eylemi sabit ise de; dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında 28.12.2007 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticaretinden dolayı 18.03.2008, 26.03.2008, 27.10.2008 tarihli iddianameler ile temyiz incelemesine konu davanın açıldığı, sanığın 07.12.2007, 12.12.20 07... .12.2007 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 23.09.2008 tarihli iddianame ile dava açıldığı, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/350 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen kovuşturma neticesinde mahkûmiyet kararının temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 24.11.2009 tarih ve 2009/4403 Esas, 2009/18571 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün onandığı ve 24.11.2009 tarihinde kesinleştiği, suç tarihleri dikkate alınarak; ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2008 tarih ve 2008/350 Esas, 2008/262 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin dosya içine getirtilmesi, her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.11.2025 tarihinde karar verildi.