Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, arsa vasfındaki benzin istasyonu taşınmazın değeri, çekme mesafesi ve kalan kısım değer kaybı iddialarının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi.
Özet: 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı olarak açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında, ilk derece mahkemesince kamulaştırmanın kabulü ve tescile karar verilmesi üzerine, istinaf ve temyiz süreçlerinde davalı tarafın düşük bedel tespiti ve işletme giderleri gibi hususlara itirazı, davacı idarenin ise bedelin yüksek olduğu ve bilirkişi raporundaki eksiklikler iddiasıyla temyize başvurmasıyla, taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin adil tespiti hususundaki uyuşmazlık Yargıtay önüne gelmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/4662 E.  ,  2025/13316 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1401 Esas, 2025/407 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/19 Esas, 2023/64 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 324 (ifraz sonrası 641) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini ve yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece kıymet takdir raporunda taşınmaza düşük değer belirlendiğini, dava konusu taşınmazın ... ve ... istasyonu olduğu göz önünde bulundurularak kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerektiğini, mevcut kamulaştırma sebebiyle ... ve ... istasyonun işletilemediğini yeniden işletilebilmesi amacıyla çeşitli masrafların yapılması gerektiğini, bu hususların göz önünde bulundurularak rayice uygun kamulaştırma bedeli belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bölge Müdürlüğünce tesisin müktesep hakları bulunduğundan mevcut halini koruması şartıyla ticari hayatına devam edebileceğinin uygun görüldüğünü, tesislerin ilave kamulaştırma sonrası yönetmelikte belirlenen çekme mesafelerine çekilmesinin gerekmediğini, ek bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, KDV eklenmeksizin kamulaştırma bedelinin hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yersiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bedellerin düşük belirlendiğini, uygun olmayan emsallerin bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınmasının hatalı olduğunu, güncel döviz kuru dikkate alınarak geri çekme bedellerinin hesaplanması gerektiğini, kamulaştırma bedeline ticari faiz olmadığı takdirde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için ... Belediye Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıya göre dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, emsal alınan İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 58... parsel ile ilgili eksik belgelerin Daire tarafından dosya içine alınarak rapor denetiminin yapıldığı, dava konusu taşınmazın imar planında "...+... alanı" olarak görülmekte ve fiilen de benzin istasyonu olarak kullanıldığı, bu durumda kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer kaybı yaşayıp yaşamayacağı, kamulaştırma ile oluşan yeni durumun, benzinlik olarak kullanımında bir kısıtlılık yaratıp yaratmayacağı, ruhsat sıkıntısı oluşturup oluşturmayacağı konusunda araştırma yapıldığı, (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/7431 Esas, 2017/10283 Karar; 2011/4301 Esas, 2011/12973 Karar) Belediye Başkanlığından gerekli hususların sorulduğu, çekme mesafesinde kalan inşai muhtesatların taşınmasının mümkün olup olmadığı, mümkün olanlar için montaj demontaj bedellerinin, zarar görenler için değerlerinin belirlendiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik olarak doğru olduğu, bu hali ile taraf vekillerinin bedele yönelik istinaf taleplerine itibar edilmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2018/13133 Esas, 2019/17685 Karar; 2018/13798 Esas, 2019/16340 Karar) taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10 .2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.