Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin delil yetersizliği ve yasa maddesi itirazları Yargıtayca reddedilerek karar onandı.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından, sanık müdafiinin mağdur beyanı dışında delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği ve kanun maddelerinin hatalı uygulandığı yönündeki temyiz sebepleri incelenmiş; ancak, sanığa yüklenen eylemin kanuna uygun olarak saptandığı, tüm kanıtların ve savunmaların eksiksiz tartışıldığı, eylemin hukuken doğru nitelendirildiği ve cezanın kanuni bağlamda uygulandığı kanaatiyle, bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin esastan reddedilerek hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/11407 E.  ,  2025/17078 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2653 E., 2022/3097 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdur ve katılan beyanı dışında delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 30/3. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın eyleminin kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaret olarak değerlendirilemeyeceğine, temel cezanın adli para cezası olarak belirlenmemesine, aynı Kanun'un 125/4 ve 43. maddelerinin tatbik edilemeyeceğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Zincirleme suç hükümlerinin tatbiki sırasında uygulama maddesi "5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla birinci fıkrası" şeklinde belirtilmemiş ise de, bu hususun mahallinde düzeltilebileceği,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.10.2025 tarihinde karar verildi.