Ticari Nitelikli Hizmet Sözleşmesi ve Kamu İhale Kanunu Kapsamındaki İşçi Alacaklarının Yükleniciden Rücuen Tahsili Davası
Özet: Davacı idare, kamu ihale kanununa tabi ihale sözleşmeleri çerçevesinde, alt işveren konumundaki davalı şirketlerin çalışanı olan dava dışı bir işçiye, mahkeme kararıyla ödemek zorunda kaldığı 43.471,73 TL tutarındaki işçilik alacağı ile ticari avans faizi ve yargılama giderlerinin tamamını müştereken ve müteselsilen rücuen talep ederken; davalılar ise, davacı idarenin asıl işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından mevzuat ve Yargıtay içtihatları uyarınca kısmen sorumlu olduğunu, önceki iş mahkemesi davasındaki kusurlarını ve muvazaalı işlemlerini ileri sürerek, rücu talebinin haksız olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunmaktadırlar.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/581 Esas
KARAR NO :2025/1000
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/09/2023
KARAR TARİHİ:30/12/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalıların, davacı idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduklarını, davalı şirketler ile davacı İdare arasında Kamu İhale Kanunu’na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı davalı şirket tarafından feshedilen dava dışı ... tarafından, kendisine ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle idareye karşı dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde .... İş Mahkemesi’nin E. ..., K. ... sayı ve 13.01.2023 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, dava dışı ... tarafından, .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takip çerçevesinde idare tarafından toplam 43.471,73 TL’nin ödendiğini, ihale sözleşmesi ve ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin idarenin değil yüklenicinin işçisi olduklarını, dolayısıyla iş sözleşmesi feshedilen işçilere ödenmesi gereken her türlü ödemeyi yüklenicinin karşılaması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 43.471,73TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya dayanak olan ilâmın verildiği davada kendilerine ihbarda bulunulmuş olsa da, bu kararın kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde davacı işçilik haklarını bertaraf edip sorumluluktan kurtulmak maksadıyla muvazaalı işlemler yaptığını, davacı tarafın işçilik davasında fazla mesai, hafta tatili ve UBGT taleplerine karşı kusuruyla puantaj kayıtlarını dosyaya sunmamış, tanık dinletmemiş, haksız olarak fazla mesai, hafta tatili ve UBGT alacağı ödemeye mahkum edildiğini, aynı şekilde banka kayıtlarını celbettirmeyerek haksız AGİ talebini ödemeye mahkum edildiğini, rücu davasında ticari avans faizi istenmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Taahhüt vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı idare, taraflar arasında akdedilen ihale şartnamaleri ve sözleşmeleri uyarınca işçilik alacaklarının tamamından müvekkili şirketin yer aldığı ortaklığın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davacı idarenin asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nedeniyle ödenen bedelden davacı idare ve ...-Akyapı Ortaklığı yarı yarıya sorumlu olduğunu, çalışan, müvekkili bünyesinde yalnızca 01.10.2016 - 31.03.2018 tarihleri arasında çalışmış olup çalıştığı sürede hak kazanmış olduğu kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı tümüyle müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu nedenle de davacı idarenin, çalışanın tüm zamanlar işçilik alacaklarından sorumlu olduğumuz ve tümünün tarafımıza rücu edilmesi gerektiği iddiası gerçek dışı bir iddia olduğunu, davacı idare, ilgili işçinin işçilik alacaklarını gerekçe göstererek müvekkili şirketten tahsilat yapmış olup tekrar dava ikame etmesi hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya karşı ikame edeceği alacak davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak ikame edilen işbu davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
Tüm Dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı asil işveren tarafından davacı dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalı alt işverenlerden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin iş ortaklığı faaliyeti esnasında çalışması olan dava dışı ... TCKN’li ... 'ın işçilik alacakları kapsamında .... İş Mahkemesi ... E. ... K. sayılı ve 13/01/2023 tarihli kararı ile hükmedilen tutarın davacı idare tarafından .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına ödenmiş olan 43.471,73- TL' nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte ve davacı idarenin mahkeme aşamasında ödediği harç, masraf, arabuluculuk ücreti vb. gibi alacakların da davalılardan müşterek ve müsteselsilen rücuen tahsili isteminde bulunmuş olduğu görülmüştür.
4857 Sayılı İş Kanununun 2/6.maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu'nun 146.) maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Aralarındaki sorumluluğun tayininde ise sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Emsal mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar Sayılı, 06.12.2021 Tarihli "Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." şeklindeki gerekçeli ilamı, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri, yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm evraklar, davalı ile davacı arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri, yapılan ödemeler bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan kök ve ek raporda özetle;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2021 tarih, 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı ilamında “davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu”, “İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumlu olacakları”, “yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacağı” tespitlerinin yapıldığı,
Davacının, kıdem tazminatı bakımından davalılar ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.'ye rücu edebileceği toplam tutarın 20.185,31 TL olduğu,
Davacının yıllık izin ücreti alacağı bakımından davalılar ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.'ye rücu edebileceği toplam tutarın 2.713,64 TL olduğu,
Davacının, ödediği fer'i alacaklar bakımından davalılar ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.'ye rücu edebileceği toplam tutarın 18.230,79 TL olduğu,
Yukarıdaki sonuçlar çerçevesinde davacının davalılara rücu edebileceği toplam tutarın 41.129,74 TL olduğu,
Dava dosyasına sunulan 02.06.2021 tarihli bir banka dekontundan (...), ... Ortak Girişimi tarafından, ... Genel Müdürlüğü'ne, “... E. Sayılı ... davası için” açıklaması ile 25.656,85 TL ödeme yapıldığı
Tespit edilerek mahkememize bildirilmiştir.
Hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının dava dışı işçiye ödemiş olduğu miktarın sorumlulukları oranında olan toplam 41.129,74 TL'sini davalılardan rücuen tahsil edebileceği, davalıların sunmuş oldukları beyan dilekçesi de göz önünde bulundurulduğunda mahsubunu talep ettikleri 25.656,85 TL'nin .... İş Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile herhangi bir bağlantısının olmadığı, ödemenin .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen hükme ilişkin olarak yapıldığı, bu sebeple mahsup yapılamayacağı, dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. - ... ve Turizm Ltd. Şti. Adi Ortaklığı nezdinde çalışma süresine denk gelen alacakların mahsubu ile davacının davalılardan 41.129,74 TL talepte bulunabileceği, zamanaşımının sözleşmeden kaynaklı genel zamanaşımına tabi olduğu, davacının ödemiş olduğu bedellerin ödeme tarihleri ile davanın açıldığı tarih itibari arasında geçen sürede zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu kanaatine varılmakla 41.129,74 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup dava dilekçesinde faizin başlangıç tarihi olarak ödeme tarihinin esas alınması talebinde bulunulmuş ise de işbu dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı kanaatine varılarak mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/2694 Esas, 2023/2926 Karar Sayılı, 25.09.2023 Tarihli gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda dava tarihinden itibaren, davacının talebi doğrultusunda ticari avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından kaynaklı olarak 41.129,74 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alınması gerekli olan 2.809,57-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 742,39-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.067,18-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 742,39-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 1.086,75-TL, bilirkişi ücreti 6.000,00-TL olmak üzere toplam: 7.395,00-TL yargılama giderinin %94,6 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 6.995,67 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 41.129,74-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.341,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7--Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL'nin %94,6 kabul - ret oranı üzerinden hesaplanan 3.027,20-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 172,80-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır