Konut kredisi kapandıktan sonra DASK yenileme yükümlülüğü olmayan bankanın deprem hasarı tazminat davasından sorumlu olmadığına dair Yargıtayın istinaf kararını onayan kararı.
Özet: Davacı, 6 Şubat depreminde hasar gören konutuna ait DASK poliçesinin, konut kredisinin erken kapanmasından sonra davalı banka tarafından yenilenmediği ve bu konuda bildirim yapılmadığı iddiasıyla tazminat istemiş; ancak mahkemeler, konut kredisinin 30.05.2022de erken kapatılmasıyla bankanın kredi bağlantılı DASK yenileme ve bildirim yükümlülüğünün sona erdiğini, ilgili yönetmelik ve taraflar arasındaki sözleşmeye göre sigorta yenileme sorumluluğunun kredi kullanana ait olduğunu ve bankanın kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/629 E., 2025/1039 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Tüketici MahkemesiSAYISI : 2023/202 E., 2024/338 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; devlet memuru olan müvekkilinin maaşını davalı Bankanın .... Şubesi'nden konut kredisi çekerek daire satın aldığını, konut kredisi devam ederken 6 Şubat Kahramanmaraş depremi olduğunu, kredi ile alınan taşınmazın hasar aldığını, kullanılamaz hale geldiğini, bunun üzerinde DASK poliçesi için başvuruda bulunan müvekkil Konut Kredisi devam ederken DASK poliçesinin yenilenmediğini tespit ettiğini, müvekkiline bildirim yapmayan ve DASK poliçesini yenilemeyen davalı bankanın zararın gerçekleşmesinde kusurlu olduğunu belirterek taşınmazında bulunan hasarın bilirkişi marifeti ile tespitini ile şimdilik 70.000,00 TL tazminatın bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının 17.10.2017 tarihinde 72 ay vadeli kullandığı konut kredisinin erken ödeme nedeniyle 30.05.2022 tarihinde kapatıldığını, kredi vadesi boyunca DASK ve konut sigortaları müvekkil Banka tarafından yenilendiğini, kredi bitiş tarihinden sonra müşteri talebi olmaksızın poliçe tahsilatı yapılmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kullandığı konut kredisinin 30.05.2022 tarihinde kapatılması nedeniyle krediye bağlı olarak yaptırılması gereken zorunlu sigorta işlemlerinin de sona erdiği, kredi sona erdikten sonra bankaya bildirimde bulunma ve poliçe yenileme sorumluluğu yüklenemeyeceği, doğan zararda bankanın kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Bankanın 30.05.2022 tarihinde borcun tasfiyesinden sonra 17.10.2022 - 17.10.2023 dönemi için tanzim olunacak sigorta poliçesinin yenilenmesi ve yenilenmeme halinde bildirimde bulunması konusunda bir yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.A. Temyiz SebepleriDavacı vekili; konut kredisi devam ederken DASK yaptırma ve müvekkili bilgilendirme yükümlülüğünün davalı Bankada olduğunu, konut kredisinin 30.05.2022'de sona ermesi nedeniyle bankanın sigorta yapma yükümlülüğünün olmadığı yönündeki bilirkişi tespitinin yerinde olmadığını, depremin şubat 2023'de meydana geldiği gözetildiğinde sigorta yaptırılmış olsa idi müvekkilinin kapsam içinde kalacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı Banka'dan kullanılan konut kredisi sözleşmesi çerçevesinde davalının DASK sigorta poliçesi tanzim ettirmemesi nedeniyle depremde hasar gören konuttan kaynaklı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.13.03.2015 tarihli Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği'nin "yenileme ve bildirim" başlıklı 12. maddesi "Kredi bağlantılı sigortalarda, kredi vadesi boyunca, yenileme sorumluluğu kredi kullanana, sigorta sözleşmesinin yenilenmesine ilişkin bildirim yapma sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir." hükmünü haizdir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Sigorta" başlıklı 14. maddesine göre ise; "(...) müşteri, kredi kullandırım aşamasında veya ileride sigorta yaptırılması yönünde talepte bulunması halinde, kredi ilişkisinin devamı süresince ve kredinin tamamen tahsil ve tasfiye edileceği tarihe kadar sigorta yaptırılması konusunda Banka ile mutabakata vardığını, aksi yönde bir talebi bulunmadığı sürece söz konusu sigortaların her yıl yenileneceğini kabul ve taahhüt eder" düzenlemesi yapılmıştır.Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca kullandırılan kredinin tahsil ve tasfiyesi ile davalı Bankanın sigorta yenileme yükümlülüğünün bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.