Yargıtay, hakaret suçunda mesai öncesi aleniyet oluşmadığından ceza artırımını kaldırarak mahkumiyet hükmünü düzeltip 10 ay hapis olarak onadı.
Özet: Yargıtay, hakaret suçundan mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararını inceleyerek, yerel mahkemenin suçun oluşumuna dair takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Ancak, mesai başlamadan gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet ögesi oluşmadığından 5237 sayılı Kanunun 125/4. maddesi uyarınca yapılan ceza artırımının hatalı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, hükümdeki hatalı artırım kısmı çıkarılarak sanığın cezası 10 ay hapis olarak düzeltilmiş ve temyiz istemi kısmen kabul edilerek hüküm bu haliyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/277 E., 2023/1611 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, usul ve Yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇESanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanı, görüntü izleme tutanağı ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın atılı hakaret suçunu işlediğine dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Anlaşılmış, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "mesai başlamadan gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet ögesinin oluşmadığı gözetilmeden, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca artırım yapılması" hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca, mahkumiyet hükmünden 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin tatbikine dair kısmın çıkarılması ve uygulamaya göre de, sonuç cezasının "10 ay hapis" olarak belirlenmesi suretiyle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.11.2025 tarihinde karar verildi.