Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda zincirleme suç değerlendirmesi ve kaçak eşya müsaderesi hükümleri eksikliği nedeniyle mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın kaçakçılık suçunu işlediğine dair yerel mahkemenin sübut kabulünde bir isabetsizlik görmezken, sanığın birbirine yakın tarihlerde gerçekleştirdiği benzer kaçakçılık eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının, ilgili diğer dosyalarla birlikte incelenerek ve birleştirilerek kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerekliliği ile suç konusu kaçak sigaralar hakkında verilen müsadere kararının 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanunun 54/4. maddesine uygun verilmemesi eksiklikleri nedeniyle yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünü bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         2025/5303 E.  ,  2025/13413 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/322 E., 2020/452 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.01.2015, iddianame düzenlenme tarihinin 03.02.2015 olduğu,UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Muş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/80 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 04.01.2015, iddianame düzenlenme tarihinin ise 05.02.2015 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2.Suç konusu kaçak sigaralar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.