7. Ceza Dairesinin kaçakçılık suçunda bakanlığın temyiz yetkisizliği, idarenin süre aşımı ve sanık müdafiinin temyizindeki usul ve esas hatalarını düzelterek onadığı karar.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde; suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz istemi yetkisizlik nedeniyle, Gümrük İdaresinin temyiz istemi ise süresinde yapılmadığı için reddedilmiştir. Sanık müdafiinin temyizinde, mahkûmiyetin esası hukuka uygun bulunmakla birlikte, hükümde takdiri indirim maddesinin hatalı gösterilmesi, adli para cezası ihtaratının yanlış yapılması ve kaçak eşyanın tam müsaderesine karar verilmemesi gibi usul hataları tespit edilmiş, bu hataların yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle ilgili düzenlemeler yapılarak hükümdeki hatalar düzeltilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2022/4268 E.  ,  2025/13300 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/303 E. 2020/414 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyizi yönünden; 29.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren, yasal süresinden sonra 09.03.2021 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun ... İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçeli kararda kanun yoluna başvuru süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle kanun yoluna başvurma süresi yönünden yanıltma var ise de, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde temyiz süresi bir hafta olduğu halde katılan vekilinin yokluğunda verilip 29.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde katılan ... İdaresine elektronik tebligat ile tebliğ edilen karara karşı, 09.03.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
III. Sanık Müdafiin Temyiz İstemine Yönelik İncelemede,
1. Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtar edilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde infaz aşamasında Cumhuriyet savcısı kararı ile de 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
3.Suça konu kaçak eşyanın tamamının müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği;
1.Hükmün (3) numaralı bendinde yer alan "TCK'nun 62. maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası" ifadesinin eklenmesi,
2.Hükmün (6) numaralı bendinde yer alan "...ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği gibi infaz aşamasında Cumhuriyet Savcısı kararı ile de 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı kanunun 81. Maddesi ile değişik 5275 sayılı kanunun 106/3. Maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceğinin sanığa ihtarına," ibaresinin çıkartılması yerine "5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına," ibaresinin eklenmesi,
3.Hükmün (9) numaralı bendinde yer alan müsadereye ilişkin paragrafın çıkarılması, yerine ''Suça konu kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Suçta Kullanılan Nakil Aracına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Suçta kullanılan ... plakalı nakil aracının müsaderesi yönünden yapılan incelemede; dava konusu eşyanın hacim ve miktar itibarıyla aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ayrıca dava konusu eşyanın ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3 maddelerinde belirtilen müsadere şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla, aşamalarda beyanı alınmayan aracın kayıt malikinin olaya ve nakil aracına ilişkin ayrıntılı beyanının alınması, aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, sanık müdafin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kısmının 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.