Hakaret suçunun unsurları oluşmadığından, mağdurun onur ve saygınlığını rencide etmeyen kaba sözler nedeniyle verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı bulunarak bozulması.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını bozan yüksek mahkeme, hakaret fiilinin ancak kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide eden somut bir fiil, olgu isnadı veya sövme eylemiyle oluşacağını belirterek; mevcut olayda sanığın sarf ettiği sözlerin mağdurun şeref ve onurunu zedeleyici boyutta olmayıp yalnızca kaba söz niteliğinde kaldığı, bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varmıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/13586 E.  ,  2025/19084 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2501 E., 2022/2047 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, usul ve Yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın, söylediği sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kadirli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.11.2025 tarihinde karar verildi.