2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarında etkin pişmanlık, tekerrür ve kazanılmış hak ilkelerinin yanlış uygulanmasından kaynaklanan hataları düzelterek hükmü onadı.
Özet: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde; yüksek mahkeme, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında çalınan malı satın alan üçüncü kişinin zararının giderilip giderilmediği hususunda eksik inceleme yapıldığına, tekerrüre esas alınacak önceki ilamdaki en ağır cezanın dikkate alınması gerekirken ilamın tamamının esas alınmasının hatalı olduğuna ve aleyhe temyiz bulunmadığı halde önceki bozma sonrası hükümde kazanılmış hakka konu olan cezaların üzerine çıkılamayacağına hükmederek, bu hususlardaki yanlışlıkların düzeltilmesi suretiyle hükmü yeniden yargılama yapılmaksızın onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/23315 E.  ,  2025/19885 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/105 E., 2023/372 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın olaydan sonra suça konu çalmış olduğu televizyonları sattığı kişiyi göstererek şikâyetçiye iadesi sağlanmışsa da; Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyi niyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda, 2 adet televizyonun satıldığı ... isimli kişinin zararının giderilip giderilmediği hususlarında, yukarıda izah edilen şekilde gerekli araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre sanık hakkında aynı Kanun'un 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2012 tarihli ve 2012/152 Esas, 2012/169 Karar sayılı ilâmında, birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. 14.06.2016 tarihli bozma öncesi hükümde sanığın hırsızlık suçundan sonuç ceza olarak hatalı hesaplama ile 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 119/1. maddesi uygulanmaksızın 5 ay hapis cezasına hükmedildiği halde, hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı dikkate alınmaksızın, bozmadan sonra hırsızlık suçundan 2 yıl 1 ay ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 10 ay olarak hükmedilen cezaların kazanılmış hakka konu olan 1 yıl 13 ay ve 5 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve uygulama maddesinin hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün birinci fıkrasına "CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan 2 yıl 1 ay hapis cezasının, 1 yıl 13 ay hapis cezası üzerinden infazına", hükmün ikinci fıkrasına "10 ay hapis cezasının, 5 ay hapis cezası üzerinden infazına" cümlelerinin yazılması ve sanık hakkında Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2012 tarihli ve 2012/152 Esas, 2012/169 Karar sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.