Sanığın iş yeri dokunulmazlığı ve mala zarar verme suçlarından kararın temyiz edilemezliği, hırsızlıkta zararı gidermediği için etkin pişmanlık uygulanmayıp hükmün onanması.
Özet: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkum edilen sanık hakkındaki hükümlerin bölge adliye mahkemesince onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde; iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına dair temyiz başvurusu, yasal sınırlamalar (CMK 286/2-a) nedeniyle reddedilmiş; hırsızlık suçuna yönelik temyizde ise, sanığın suça iştirak ve etkin pişmanlık iddiaları değerlendirilmiş, çalınan motosikletlerden birinin iadesine rağmen sanığın zararın tamamını tazmin etmemesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilerek, bölge adliye mahkemesinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının hukuka uygun olduğu tespit edilerek temyiz istemi esastan reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/15320 E.  ,  2025/19878 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3132 E., 2021/1579 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek
esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I - İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında, Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2019/348 Esas, 2019/840 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 62. ve 151/1, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla kurulan 10 ay ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili olan sanığın suça iştirak iradesinin bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, aksi kanaat hâlinde ise yardım eden olarak değerlendirilmesi gerektiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İnceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'un, sanık ile birlikte hırsızlık suçunun işlenmesinden sonra, suça konu motosikletlerden biri ile kolluk kuvvetlerince yakalandığı, çalınan ikinci motosikletin yerini de göstererek şikâyetçiye iadesini sağladığı, çalınan üçüncü motosiklet yönünden zararın ise, sanık ... tarafından tazmin edilmediği anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen CGK'nın 13.12.2016 tarih, 2013/482 Esas-2016/1242 Karar sayılı ve 03.06.2017 tarih, 2017/654 Esas - 333 Karar sayılı kararlarında da ifade edildiği üzere kendisinin gidereceği bir zararın varlığı ve kalması hâlinde bu zararı gidermeyen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının kabul edildiği dikkate alındığında Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.