Muhasebeci çalışanın haklı fesihle sonlandırdığı iş sözleşmesi sonrası kıdem, yıllık izin ve fazla çalışma alacakları davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bir muhasebeci, ödenmeyen fazla çalışma ücretleri ve kullandırılmayan yıllık izinleri gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti talebiyle işverenine dava açtığı uyuşmazlıkta; işveren, davacının ücret iddiasını ve fazla çalışma beyanlarını reddetmiş, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacı lehine kısmen kabul kararlarını, tanık beyanlarının geçersizliği, ücretin hatalı tespiti ve eksik indirimler nedeniyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/462 E., 2025/1862 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş MahkemesiSAYISI : 2023/48 E., 2023/398 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait muhasebe bürosunda 01.07.2004 - 05.10.2022 tarihleri arasında muhasebeci sıfatıyla çalıştığını, iş sözleşmesini fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmemesi ve yıllık izinlerin işveren tarafından kullandırılmaması sebepleriyle haklı feshettiğini, aylık net ücretinin 10.000,00 TL olup asgari ücret kadarının müvekkilinin banka hesabı üzerinden geri kalanının ise elden ödendiğini, TÜİK Kazanç Sorgulama Sistemiyle oluşturulan rapor incelendiğinde “Muhasebe Meslek Elemanı” koduyla çalışan bir kimsenin sistemden sorgulanabilen en son dönem olan 2014 yılı için aldığı emsal ücret 1.950,00 TL olup, güncel enflasyon oranlarıyla hesaplandığında bu miktarın ~16.502,01 TL civarında olduğunu, müvekkilinin normal bir muhasebe meslek elemanı olmayıp müvekkilin işten ayrıldığı 05.10.2022 tarihinde aynı işyerinde kesintisiz olarak çalışmış 18 yıllık tecrübesi olan deneyimli bir muhasebeci olduğunu, 2022 yılı Nisan ayından sonra mali müşavir ve muhasebeci sıfatıyla çalıştığını, ... mezunu olduğunu, müvekkilin çalıştığı işyeri amcasının işyeri olduğu için ve ahde vefa gereği hakettiği daha yüksek kazancın altında olan 10.000,00 TL'lik ücrete çalıştığını, her gün sabah 08.30 ile akşam ise 21.00 saatleri arasında çalıştığını, her ayın 20-30 arası süreler şirket ve şahısların beyanname verme dönemine denk geldiğinden, 60 adet mükellefe tek başına bakması sebebiyle işler bitene kadar çalıştığını işyerinden gece saat 23.00 - 24.00 arası çıktığını, müvekkilinin fazla çalışmaya yönelik hiçbir yazılı onayı da bulunmadığını, fazla çalışma ücretinin verilmediğini, çalışmış olduğu süre boyunca yıllık izinlerini de hiç kullanamadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk görüşmelerinde davacı talebinin çok fahiş olması karşısında uzlaşma sağlanamadığını, davacının kıdem tazminatı talebine davalının itirazı olmadığını, davacının aylık 10.000,00 TL ücretle çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini, asgari ücretle çalıştığını, kendisinden çok daha fazla deneyimli, bilgili ve birikimli hizmet süresi daha fazla olan, üstelik mali müşavir belgesine sahip çalışan kalifiye eleman ... . adlı çalışanın dahi bu kadar ücret almadığını, davacının 6 ay önce mali müşavirlik belgesi aldığını, işverene bu belgenin katkısı bulunmadığını, sıradan bir işçi statüsünde çalıştığını, davacının fazla çalışma yapmış olduğu iddiasının da doğru ve kabul edilebilir olmadığını, mali yılbaşı denilen süreçte bir kaç gün hariç- kesinlikle saat 08. 30... .30 saatleri harici çalışma yapılmadığını, cumartesi günleri fazla çalışma uygulamasının da 6-7 yıl öncesinde sonlandırıldığını, hafta içi özel işleri sebebiyle çalışmayanların cumartesi günü eksik bıraktıkları işleri tamamlayabildiklerini, davacının ilgilenmiş olduğu defter sayısının 20 civarında olup 60 mükellefe ait kayıtları tuttuğunun kesinlikle doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazanılabilecek şekilde feshedildiği, davacının 18... ay 5 gün kıdeminin bulunduğu Mahkemece alınan beyanına göre 20 gün dışında yıllık izinlerini kullanmadığı ve malî yılbaşında yaptığı çalışmalar nedeniyle fazla çalışma ücretine hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davacı tanıklarının işyerinde çalışması olmadığını,2. Davacı iddiasına dayalı ücret tespit edilip alacak hesabı yapılmasının hatalı olduğunu,3. Dosya kapsamına uygun indirim yapılmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücreti, iş sözleşmesinin feshi, talep edilen kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve yıllık izin alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.