Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyet kararının, sanığın ikrarına rağmen TCK 192/3 etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması nedeniyle bozulması.
Özet: Sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyetine yönelik hüküm, yargılama esnasında soruşturma aşamasındaki savunması ve sonradan metruk binada ele geçen uyuşturucunun kendisine ait olduğunu ikrar etmesiyle kendi suç vasfının ortaya çıkmasını sağlaması nedeniyle, Türk Ceza Kanununun 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/90 E., 2015/164 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;Sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğuna ilişkin soruşturma aşamasında alınan savunması ile sonradan tespit edilen herkesin girip çıktığı metruk binada ele geçen uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söyleyerek ikrarı ile kendi suçunun vasfının ortaya çıkmasını sağlaması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.