Sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasında asıl-alt işveren sorumluluğu, maluliyet oranı, maddi ve manevi tazminat miktarının hesaplanmasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir iş kazası sonucu sürekli iş göremez hale gelen davacı, kazada kusurlu olduğunu belirttiği davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek davacıya toplamda 383.430,23 TL ödenmesine karar vermiş, bu hüküm istinaf incelemesinden geçerek onanmıştır; ancak davacı, maluliyet oranının yanlış hesaplandığı, manevi tazminatın az ve ücret tespitinin hatalı olduğu iddialarıyla kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/126 E., 2024/354 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 28. İş MahkemesiSAYISI : 2017/214 E., 2023/646 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... .... Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 07.04.2016 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını, olayın meydana gelmesinde davalıların %100 kusurlu olduğunu belirterek davacının maddi ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ihale makamı olduğunu, işin ... ... Şirketine verildiğini, müvekkili Kurumun kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... .....Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı ... Şirketinin işçisi olduğunu, sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisinin kusurlu olduğunu, traktörde olmamasını gerektiğini, servis olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının 07.04.2016 tarihinde, davalı ... Şirketinin işçisi olarak çalışmakta iken ...' ün sevk ve idaresindeki traktörün devrilmesi sonucunda yaralandığı, davalı ... ile davalı ... ... şirketi arasındaki sözleşmeye göre 4857 sayılı Kanun madde 2/6 gereğince davalı ... Şirketinin asıl işveren, davalı ... ... Şirketinin ise alt işveren olduğu, davalı ... ... şirketi ile davalı ... şirketi arısındaki sözleşmeye göre 4857 sayılı Kanun madde 2/6 gereğince davalı ... ... Şirketinin asıl işveren, davalı ... Şirketinin alt işveren olduğu, davalı ...'ün traktörün sürücüsü ve aynı zamanda davalı ... şirketinin işçisi olup haksız fiili gerçekleştiren kişi olduğu, bu nedenle davalıların davacının zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, SGK ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının maluliyetinin %11,2 şeklinde belirlendiği, maluliyet raporuna itiraz üzerine Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından davacının maluliyetinin %6,1 olarak bildirildiği, maluliyet oranları arasında çelişki olduğundan Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alındığı, Adli Tıp 2. Üst Kurulunca davacının maluliyetinin %6,1 olarak belirlendiği, bilirkişi heyet raporunda traktör sürücüsünün %50, davalı ... Şirketinin %50 kusurlu olduğu, başka bir deyişle davacının kusurunun olmadığının belirtildiği, aktüerya bilirkişi ek raporundaki hesaplamalar hükme esas alınarak davacının sürekli maluliyeti nedeniyle davanın maddi tazminat açısından kabulüne karar verildiği, davacının iş kazası nedeniyle tedavi görmesi, acı elem ve ızdırap yaşaması, ekonomik ve sosyal durumu, olayın oluş şekli, davacının olayın meydana gelmesinde kusursuz olması, kaza tarihinden 29.08.2016 tarihine kadar raporlu olması gözetilerek davanın manevi tazminat açısından kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle,"1-Davanın maddi tazminat açısından kabulü ile 353.430,23 TL'nin olay tarihi 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Davanın manevi tazminat açısından kısmen kabulü kısmen reddi ile; 30.000,00 TL' nin olay tarihi 07.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalılardan ... A.Ş. ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yüksek gerilim enerji nakil hatlarında montaj ustası olup meslek grup numarasının yanlış alındığını bu nedenle maluliyet oranının düşük belirlendiğini, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davacının kazanın meydana geldiği tarihte davaya konu yüksek gerilim enerji nakil hattı montaj ustası olarak günlük net 160,00 TL ile çalıştığını, Mahkemece hesaplamaya esas alınan ücret miktarının eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporlarında, pasif dönem hesabının asgari ücret esas alınarak yapılması, hesaplanan maddi zarardan geçici iş göremezlik ödeneğini mahsup etmesi hatalı olduğu gibi mahsup edilen miktarın da fazla olduğunu, ıskontolu aktif ve pasif dönem hesaplarında ıskonto oranının ve müvekkilin medeni durumu ve çocuk sayısına göre esas alınan AGİ miktarının hatalı ve az olduğunu, maddi tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın verilerin ve asgari ücret miktarındaki artışların re'sen dikkate alınması gerektiğini, kararın bozulması ve yeni bir hüküm kurulması halinde asgari ücret miktarında artış meydana gelmesi veya hesaplamaya esas alınacak ilkelerde herhangi bir değişiklik olması gibi hallerde yeni verilere göre bilinen dönem hesabına esas dönem sonu tarihi, ücret vs. gibi hususların yeniden belirlenmesi gerekeceğini belirtmiştir.Davalı ... A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; ihale makamı konumunda olduğunu, olayda herhangi bir kusur ve ihmali bulunmadığı ve bu hususun bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğundan tazminattan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, gerekçeli kararda asıl işveren olarak nitelendirilmesinin ve dava konusu alacaktan müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu belirterek temyiz etmiştir.... ...ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; dava edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının asgari ücretle çalıştığını, hükme esas bilirkişi raporunda iskontosuz devre ile iskontolu devrenin belirlenmesinde hata yapıldığını, hesaplamaların da hatalı olduğunu, davacı tarafın maluliyet oranının çok yüksek belirlendiğini, bilirkişi heyetinin tarafların kusur oranlarına dair tespitlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı taraf lehine hükmedilen alacaklara uygulanan faiz başlangıcının, şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin de yüksek ve hatalı hesaplandığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.A)Davalı ... .... ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava açmada hukuki yararın bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan tarafta hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. (HMK m. 361/2). İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira bunda hukuki yararı vardır. Somut olayda, davalı ... Enerji..Ltd. Şti. vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurmadığı, İstinaf Mahkemesince verilen kararda davalı yönünden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen karardan farklı ve aleyhe bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde beyan ettiği temyiz sebeplerine göre davalı vekilinin temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.B) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin ve davalı ... vekilinin hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.C) Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,1.Davalı ... ...ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,2. Davacı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin ve davalı ... vekilinin maddi ve manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,3.Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davalılardan ... .. Şti.'ye ve ...'a iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.