Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, manevi tazminat ve kişilik haklarına saldırının önlenmesi davasında davacının istinaf başvurusunu esastan reddederek yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.
Özet: Davacı tarafın, kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini ve gerçeğe aykırı olduğunu öne sürdüğü haber içeriği nedeniyle açtığı manevi tazminat ve saldırının önlenmesi davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararına itiraz ederek istinaf yoluna başvurmuştur; davacı vekili, haberin yayınlanmadan önce doğruluğunun araştırılmadığını, gerçeğe aykırı olduğunu, kamu yararı ve güncellik gibi hukuka uygunluk kriterlerini karşılamadığını ve müvekkil şirketin ticari itibarını zedelediğini savunmuşsa da, istinaf incelemesini yapan üst mahkeme, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğuna hükmederek davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2135 - 2026/166
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/2135 KARAR NO : 2026/166KARAR TARİHİ : 13/01/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 09/01/2024NUMARASI : 2023/363 Esas, 2024/3 KararDAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat- Saldırının ÖnlenmesiTaraflar arasındaki manevi tazminat ve saldırının önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:Dava, manevi tazminat ve saldırının önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, hukuk sistemimize göre habere konu edilecek bir konu haber yapılmadan önce konu içerisinde geçen bilgilerin gerçek olup olmadığının araştırılması gerektiğini, sonucuna göre haber yapılması gerektiğini, buna rağmen davalı tarafın taşeron firma yetkilisinin gerçeğe aykırı beyanlarının doğruluğunu araştırmadan haber yaptığını ve kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, bir haberin suç teşkil edip etmediğinin dört kritere bakılarak karar verilmekte olduğunu, haberin gerçek olması gerektiğini, güncel olması gerektiğini, kamu yararı bulunması gerektiğini, haberin veriliş şekliyle özü arasında bir düşüncel bağ bulunması gerektiğini, dolayısıyla bu dört unsurdan biri dahi yoksa yapılan haberin hukuka uygun olarak kabul edilemez olduğunu, ancak dava konusu olayda iddiaların doğruluğu araştırılmadan sanki ilgili kişinin tüm iddialarının doğruymuş gibi haber yapıldığını, davalı tarafın yargısız infaz yaptığını, dava dışı şahsın ithamları üzerinden davacı müvekkil şirketi kamuoyu önünde cezalandırıldığını, gerçek dışı beyanların paylaşılması nedeniyle kamuoyu önünde Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın zan altında bırakıldığını, iddiaların iftira niteliğinde olduğunu, davalı taraflarca tekzip yayınlanmadığını, müvekkil şirketin onur ve saygınlığının zedelendiğini, gerçeğe aykırı olduğu öğrenilen müvekkil Şirket'in saygınlığını ve ticari itibarını zedeleyen asılsız ve dayanaktan yoksun haberin yayından kaldırılmadığını, bu nedenle kişilik haklarının zedelenmesinin devam ettiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; Mahkemece, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; davacıdan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 13/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır