Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmünde, usulsüz tebligat kaynaklı eski hale getirme ve temyiz taleplerinin Yargıtay tarafından değerlendirilerek esas yönünden onanması.
Özet: Bilişim sistemleri ve banka/kredi kurumları aracılığıyla dolandırıcılık suçundan mahkûm edilen sanığın, usulüne uygun yapılmayan tebligat nedeniyle kesinleşen hükme karşı, eski hale getirme ile birlikte yaptığı temyiz taleplerini ilk derece mahkemesinin hukuka aykırı şekilde reddetmesi üzerine, yapılan incelemede tebligatın usulsüz olduğu ve sanığın temyiz hakkının bulunduğu kabul edilmiş, ancak temyiz incelemesi sonucunda yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ve mahkûmiyet hükmünün dosyadaki delillerle uyumlu olduğunun saptanması nedeniyle sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2025/3912 E.  ,  2025/15394 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/173 E., 2014/269 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın yakalama ile mahkemece tespit edilen savunmasında beyan ettiği adresi olan, "....Mah. ..... Sk. No:....İç Kapı No:... .../İstanbul" adresine 16.10.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. Maddesine göre usulüne uygun olmaksızın tebliğ edildiği ve kararın kesinleştirildiği, sanığın 08.07.2015 tarihli dilekçesinin içeriği itibarıyla eski hale getirme ile birlikte temyiz istemine ilişkin olduğu, Mahkemenin sanığın bu dilekçesi hakkında yargılama yenileme talebinin reddine ilişkin 31.08.2015 tarihli ek karar verdiği, yine sanığın 28.09.2020 tarihli dilekçesinin içeriği itibarıyla eski hale getirme ile birlikte temyiz istemine ilişkin olduğu,Mahkemenin sanığın bu dilekçesi hakkında eski hale getirme talebinin reddine ilişkin 13.10.2020 tarihli ek karar verildiği, sanığın 13.05.2025 tarihli dilekçesinin içeriği itibarıyla eski hale getirme ile birlikte temyiz istemine ilişkin olduğu,Mahkemenin sanığın bu dilekçesi hakkında dilekçe ve dosyanın Yargıtay ilgili ceza dairesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakta ise de ; 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 311. maddesi uyarınca, eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, sanığın 08.07.2015 tarihli dilekçesinin içeriği itibarıyla eski hale getirme ile birlikte temyiz istemine ilişkin olduğu gözetilerek, Mahkemenin sanığın eski hale getirme ile birlikte temyiz istemli dilekçeleri hakkında talebinin reddine ilişkin verdiği ek kararların hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığa gerekçeli kararın ilk etapta bila tebliğ iade gelmesi üzerine daha önceden geçerli bir tebligat yapılmış olmayan adresine usule uygun olmaksızın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmakla, temyiz istemi süresinde kabul edilerek temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,27.11.2025 tarihinde karar verildi.