Cumhurbaşkanına hakaret suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmünün, Yargıtayca matufiyet ve şeref/saygınlık ihlali koşulları oluşmadığından temyiz istemlerinin reddi ile onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir; zira yapılan incelemede sanığın söz konusu paylaşımlarının kesin olarak Cumhurbaşkanına yönelik olduğunun ispatlanamadığı (matufiyet şartının gerçekleşmediği) ve içeriklerinin hakaret teşkil etmekten ziyade rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı bir üslup olduğu tespit edilmiş, bu gerekçeyle Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin hükmün bozulması talepleri oy birliğiyle reddedilerek beraat kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1769E., 2021/1477K.SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanığın paylaşımlarının Cumhurbaşkanının onur şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğu bu nedenle istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yerine sanığın beraatine karar verilmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın Cumhurbaşkanımızın fotoğrafına yorum yapmak şeklindeki paylaşımı ile kastettiği kişinin müvekkili olduğunun açık olduğuna, paylaşımların içeriğine bakıldığında müvekkiline yönelik ağır ithamlarda bulunulduğuna, paylaşımların açıkça hakaret teşkil ettiğine, emsal mahiyetteki Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları gözetildiğinde atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ve sanığın cezalandırılması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, paylaşımların 5237 sayılı Kanun'un 126. maddesinde de belirtildiği üzere duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılana yönelik olduğunun anlaşılamaması karşısında, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği ayrıca paylaşım içeriğindeki sözlerinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca, Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.