11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetini, temyiz süresindeki yanlış bildirilmeye rağmen hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasında temyiz süresini hatalı bir şekilde on beş gün olarak belirtmesine rağmen, bu durumun sanığın temyiz hakkını kısıtlamadığı kabul edilerek esas incelemeye geçilmiştir; yapılan incelemede yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, tüm delillerin değerlendirildiği, sanığın eyleminin suç teşkil ettiği ve kararın kesin verilere dayandırıldığı tespit edilerek, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/28229 E.  ,  2025/15345 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği hâlde, sanığın yüzüne karşı verilen kararda, temyiz süresinin, "7 gün" olarak belirtilmesi yerine "15 gün" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi yönünden yanılgıya neden olunduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek; yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.