Sigortalı İşçinin Önceki İşçilik Alacakları Kararıyla Belirlenen Ücret Farkının Prime Esas Kazanca Yansıtılması Talebiyle Açtığı Davanın Temyiz İncelemesi.
Özet: Davacının, önceki bir işçilik alacakları davası sonucu kesinleşen ilamla ödenen ikramiye, bayram/genel tatil ve fazla mesai ücretlerinin prime esas kazancına yansıtılmadığı iddiasıyla açtığı fark prime esas kazanç tespiti davasında, ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek belirli bir dönem için fark kazanç tespitine karar vermiş, istinaf mahkemesi bu kararı onamış; ancak davalı işveren, primlerin usulüne uygun yatırıldığını ve davanın mesnetsiz olduğunu; davalı SGK ise tebligat eksikliği, davacının iddialarının yazılı belgeyle kanıtlanamaması ve kurumun kusursuzluğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2378 E., 2025/652 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş MahkemesiSAYISI : 2021/116 E., 2023/31 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin 19.09.2010-20.01.2016 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davalıdan olan işçilik alacaklarının tespiti için ... 16. İş Mahkemesinin 2016/47 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sonunda ikramiye, bayram/genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kararın icrası için ... 6. İcra Müdürlüğünün 2017/16320 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını ve davalı yanca ilgili icra dosyasına alacaklarının ödendiğini, Kanun'un açık hükümlerine göre Mahkeme kararına istinaden yapılan "ücret" niteliğindeki ödemeler, ödendiği ayın kazancına, eğer hizmet akdinin mevcut olmadığı bir tarihte ödeme yapılmış ise prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilerek prime esas kazancın tespit edildiğini belirterek müvekkilinin kesinleşen ilam ve icra dosyası ile ödenen ücret niteliğindeki alacakları dikkate alınarak prime esas fark kazancının olduğunun ve miktarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili; Kuruma verilen aylık prim hizmet belgeleri ücret bordrolarının ve ödeme belgelerin incelenmediğini, ücret bordrolarındaki imzalar davacıya ait ise bunun üzerindeki ücret iddialarının dinlenmeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, bu nedenle alınan ücretin tespiti büyük önem taşıdığını, 6100 sayılı Kanun'un 200. maddesinde yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı belge atanması gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, çalışılan işyerinin kapasite ve niteliği ile yapılan iş dikkate alınarak davacının iddialarının değerlendirilmesini prime esas kazanç tutarlarının hizmet döküm cetvelinde yer almakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı işverene usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davanın esasına yönelik cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince; davacının davasının kabulü ile davacı ...'nın davalı.... San. A.Ş. ünvanlı işyerinde 2016/1. dönemde geçen son çalışma ayında prime esas kazanç fark kazanç toplam tutarının 9.503, 92 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sigorta primlerinin, müvekkili şirket tarafından çalıştığı süre boyunca usule uygun şekilde yatırıldığını, bu hususun banka kayıtları ve SGK kayıtları ile sabit olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz olarak açmış olduğu davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafın, işçilik alacaklarına ilişkin ... 16. İş Mahkemesinin 2016/47 Esas sayılı dosyasına dayanarak prime esas kazancının SGK dökümlerinde gözükenden fazla olduğu iddiasını kanıtlamasının mümkün olmadığını, davacı taraf iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini ancak davacı tarafın gerçeği yansıtamayan iddialarına ilişkin dosyaya hiçbir yazılı delil sunamadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, temyiz yoluna başvurmuştur.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının Kuruma tebliğ edilmediğini, Kurumun o dönem ki sözleşmeli avukatına tebligat yapıldığını, bu nedenle Kurum adına İstinaf yoluna başvurulamadığını, Kuruma sunulan ücret bordrolarındaki imzaların davacıya ait olduğunu ve bunun üzerindeki ücret iddiaları dinlenmeyeceğinden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının prime esas ücretlerinin gösterildiği hizmet döküm cetveline internet üzerinden kolaylıkla erişim mümkün olduğunu, buna rağmen sigortalı bildirildiği yaklaşık dönem boyunca Kurumuma herhangi bir şikâyette bulunmadığını,davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Kurumca tamamen işveren tarafından verilen aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınmak suretiyle işlem yapıldığını, davacının sigorta primlerine esas kazancının eksik gösterilmesinde Kurumun kusuru bulunmadığını belirterek, temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı şirket vekili ve davalı SGK vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.