Yargıtay 11. Ceza Dairesi, asliye ceza mahkemesinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verdiği beraat kararını, bilişim sistemleri yerine yüz yüze işlem yapıldığı, ancak şirket yetkilisince ticari faaliyet kapsamında işlendiği tespit edilmesine rağmen, kovuşturulan suçun unsurları oluşmadığından bahisle onadı.
Özet: Sanık hakkında bilişim sistemleri veya banka aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla açılan davada verilen beraat kararı incelenmiştir; tarafların yüz yüze araç alım satımı yapması nedeniyle eylemin ilk suç tanımına uymadığı, ancak sanığın şirket yetkilisi olarak ticari faaliyet kapsamında hareket etmesi sebebiyle eylemin TCKnın 158/1-h maddesi kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmesine rağmen, kovuşturma sonucunda suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek beraat hükmü oybirliğiyle onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/27275 E.  ,  2025/15301 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/276 E., 2020/81 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Her ne kadar "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan dava açılıp, karar başlığında da bu suç belirtilip, beraat hükmü kurulmuş ise de; sanık savunmaları, katılan beyanları, satışa ilişkin tüm bilgi ve belgelerden, tüm dosya kapsamından tarafların yüz yüze gelerek araç alımı satımı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin anılan madde hükmüne temas etmediği, ancak anlaşmanın yapıldığı tarihte sanığın araç satımını gerçekleştiren ... Motorlu Araçlar Limited Şirketinin yetkilisi olduğu ve araç satışının şirketin ticari faaliyetleri kapsamında gerçekleştiği, dolayısıyla eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen "Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık" kapsamında olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.