Orman vasfındaki hazine arazisinin Beykozda belediye adına yapılan yolsuz tescil ve ifraz işlemlerinin iptali ile hazineye tescil davasının temyiz incelemesi.
Özet: 1940 yılında orman olarak tahdit ve 1958de hazine adına tescil edilen, ancak sonradan orman kanunu uygulamalarındaki hatalar nedeniyle belediye adına tescil edilen bir taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla hazine adına tescili talebiyle açılan bu davada; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, belediye işlemlerini hukuki dayanaktan yoksun bularak taşınmazın orman vasfında olduğuna, tapusunun iptali ile hazine adına tesciline karar vermiş, bu kararın her iki tarafça temyiz edilmesi üzerine dosya yüksek mahkemeye gelmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/535 E., 2023/2843 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/33 E., 2020/170 K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/(1)-2. cümlesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RDavacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; davalı ... Belediyesi Başkanlığının tapuda malik olduğu dava konusu ... İii ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7 14... parsel sayılı taşınmazın 1 84... numaralı parselin ifrazı ile oluştuğu, taşınmazın orman tahdidi 1940 yılında 10.08.1940 tarihli ve 4584 sayılı Resmi Gazete'de ilan ederek kesinleştiğini, ... köyünde kesinleşen tahdit çalışmalarına göre 1 84... numaralı parselin Mahmutoğlu ve Yetimoğlu ormanları arasında kaldığını ve ... Çalılığı adı verilen ... nolu orman tahdit noktaları ile çevrili haritada III numara ile gösterilen orman içerisinde kaldığını, 1 84... parselin 1940 yılında yapılan orman tahdidinin 1947 yılındaki tesciline 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında Hazine adına orman vasfıyla tapuya tescil edildiğini, ancak orman vasfı ile Hazine adına 1 84... parsel olarak tescil edildiği halde, 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun uygulaması ile yapılan orman tahdidi aplikasyonunda ve devamında 2896 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun, 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunlar kapsamında 184 ada, 7 numaralı parselin bazı kısımlarının, hatalı olarak orman sınırları dışında kaldığını, ... adına tescil edildiğini, ... Belediye Başkanlığınca yapılan parselasyon, ifraz, tescil ve diğer işlemlerin tümünün yolsuz işlem niteliğinde olduğunu belirterek davaya konu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 7 14... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, müdahalenin men'ine, karar kesinleşinceye kadara 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1010. maddesine istinaden taşınmazların iyiniyetli üçüncü kişilere devir ve temliki ile üzerlerine ayni hak tesisinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, tapu kaydının iptali istenen taşınmazın tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde yer alan tüm ayni haklar ve şerhlerin kaldırılmasına, dava sonuçlandığında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 28. maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 7 14... parsel sayılı taşınmazın 25.05.2018 tarihli ek bilirkişi heyeti raporunda (3/A) harfi ile gösterilen 181.26 m²lik kısmının davalı ... adına arsa vasfı ile olan tapu kaydının iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, bu alana yapılan müdahalenin önlenmesine, ayrıca tapusu iptal edilen bu alan üzerindeki tüm şerhlerin terkinine, kalan kısmın mevcut kaydının aynen devamına karar verilmiş; hükmün davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "davalı ... tarafından 15.10.1987 tarihinde 2981/3290 sayılı Kanuna göre yapılan imar uygulaması, daha sonra 26.06.1990 tarihinde yapılan ifraz uygulaması ile bunun sonrasında da dava konusu parselin de içinde kaldığı 1 84... , 15... parsellere ilişkin olarak yapılan imar uygulaması ve ifraz işleminin hukuki dayanaktan yoksun ve yoklukla malûl olduğu, dosyadaki krokilere göre 1 84... parselden ifrazen oluşan davaya konu 7 14... parsel orman tahdit sınırı ve 2/B uygulama alanı sınırları dışında kalıyor ise de, eski 1 84... parselin sınırları içerisinde kaldığı, 1 84... parselin orman vasfıyla Hazine adına olan tespit ve tescilinin 10.09.1940 tarihinde kesinleşmesi, buna dair kadastro tespitinin iptali için 03.05.1947 tarihli ve 3 nolu tapu kaydına (Arabacı Bostanı) dayalı olarak açılan davanın da Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1057 Esas, 1968/48 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiş ve kesinleşmiş olması, parsel sınırlarının 1958 yılında yapılan arazi kadastrosu ile belirlenerek kesinleşmiş olması karşısında, aksine bir mahkeme kararı ile iptal olmadığı sürece 184 ada, 7 parselin tamamının Hazine adına orman vasfıyla kayıtlı bir taşınmaz olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durum iptal edilmeden davalı ... Belediyesince bu parselin LXIII ve XV 2/B poligon alanlarının kenarında kalan Orman Mühendislerinin raporunun ekindeki krokide mavi boyalı olarak gösterilen alanı da kapsayan şekilde bir imar uygulaması ve ifraz yapmak suretiyle davaya konu parsele ilişkin tapu kaydının oluşturulmasının mümkün bulunmadığı, söz konusu imar ve ifraz işlemleri ile sadece maviye boyalı alanla yetinilmediği, 2/B alanlarını da kapsayacak şekilde uygulama yapıldığı, bu alanlarda kalan kısımlarla ilgili davaların yukarıda belirtilen Kadastro Mahkemesi dosyalarında görülerek karara bağlandıkları, ... Belediye Başkanlığının da o dosyalarda taraf olduğu, davalı ... Belediyesi Başkanlığınca yapılan imar ve ifraz işlemleri neticesinde oluşturulan davaya konu 7 14... parsel sayılı tapu kaydının yolsuz tescil mahiyetinde bulunması nedeniyle sonrasında yapılan devirlerin de geçersiz olduğu, öncesi orman olarak çapa bağlanmış bir yerle ilgili olarak tapuya güven ilkesinden faydalanılarak hak sahibi olunamayacağı, bu nedenle davacının davasının kabulüne, orman olan kısımla ilgili mevcut şerhlerin terkinine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin değinilen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ancak dava tarihinde, taşınmaz davalı adına kayıtlı bulunduğuna göre haksız müdahaleden bahsedilemeyeceğinden meni müdahale isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince davacı tarafça yapılan harç dahil yargılama giderlerinine hükmedilmemesi ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken davalı aleyhine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı Kanun'un 355/(1)-2. cümlesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, ... Mahallesi 7 14... parsel sayılı taşınmazın 25.05.2018 tarihli ek bilirkişi heyeti raporunda (3/A) harfi ile gösterilen 181.26 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline ve parselin tamamının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüme münhasır tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde yer alan tüm ayni haklar ve şerhlerin kaldırılmasına, davacının men'i müdahale isteminin reddine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince tüm yargılama giderleri ve harçların davacı üzerinde bırakılması ve aleyhe vekalet ücreti taktir edilmesine yer olmadığına karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ:Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.